Fikir Liderleri Dergisi, Aralık sayısında Opella Türkiye Genel Müdürü Pelit Duman’ı konuk etti. Fikir Liderleri Dergisi her sayıda “CEO Penceresinden” bölümünde ilaç ve sağlık sektöründen CEO ve genel müdür görüşlerine yer veriyor.
“Opella’da biz öz bakımı, bireylerin bilgiye dayalı kararlar alarak sağlıklarını aktif biçimde yönetmelerini sağlayan bir anlayış olarak ele alıyoruz.”
CEO Penceresinden
Opella Türkiye
Pelit Duman
Opella Türkiye Genel Müdürü
BUGÜN OPELLA, ÖZ BAKIM ALANINDA DÜNYANIN EN GENİŞ VE EN SAF ÜÇÜNCÜ ÜRÜN PORTFÖYÜNE SAHİP YENİLİKÇİ OYUNCULARDAN BİRİ KONUMUNDA. MİSYONUMUZ, ÖZ BAKIMI SADELEŞTİREREK İNSANLARIN SAĞLIKLARINI KENDİ ELLERİNE ALMALARINI SAĞLAMAK. HÂLİHAZIRDA YARIM MİLYARDAN FAZLA TÜKETİCİYE ULAŞIYOR VE BU ETKİ ALANINI HER GEÇEN GÜN GENİŞLETİYORUZ.
F. L: Sizi tanıyabilir miyiz?
PELİT DUMAN: Kendimi sürekli öğrenmeye, gelişmeye ve farklı kültürleri anlamaya önem veren bir insan olarak tanımlayabilirim. Kariyerimde de her zaman merak duygusunun ve insan odaklı yaklaşımın beni bir adım ileri taşıdığına inanıyorum. Eğitim hayatım da bu bakış açısının temelini oluşturdu. Lisans eğitimimi Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladım; bu dönem bana kültürel çeşitlilik ve iletişim konusunda güçlü bir vizyon kazandırdı. Ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde MBA programını tamamlayarak yönetim, strateji ve liderlik alanlarında kendimi geliştirdim. Akademik birikimimi iş dünyasına taşıyarak kariyerime sağlık sektöründe başladım. Zaman içinde pazarlama, kategori yönetimi ve uluslararası operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda sorumluluklar üstlendim. Bugün Opella’da üstlendiğim görevimde, bu birikimi insan odaklı liderlik, sürdürülebilir büyüme ve yenilikçi iş modelleriyle birleştirerek değer üretmeye devam ediyorum.
Şirket yapınız kısa bir süre önce yenilendi. Bu dönüşümden bahsedebilir misiniz?
Opella, “Sağlığın Senin Elinde” mottosuyla bireylerin kendi sağlıklarını daha bilinçli ve kolay şekilde yönetmelerini destekleyen bir şirket. Bildiğiniz üzere kısa bir süre önce Sanofi, Opella’daki %50 oranındaki kontrol hissesini Clayton, Dubilier & Rice (CD&R) şirketine devretti ve bu adımla Opella artık bağımsız bir yapı olarak faaliyetlerine resmen başladı. 190 milyar euro büyüklüğündeki öz bakım pazarında biz de bu yeni yolculuğa güçlü bir başlangıç yaptık. Türkiye’nin AMET (Afrika, Orta Doğu ve Türkiye) Bölgesi’nin yönetim üssü olarak konumlandırılması ise bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Merkezi Fransa’da bulunan şirketimiz, Enterogermina ve Pharmaton gibi dünya genelinde güven duyulan 100 markadan oluşan geniş bir portföyü yönetiyor. “Kendine iyi bakma” kavramını sadeleştirerek, bilime dayalı, tüketici odaklı ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz.
OPELLA’DA BİZ ÖZ BAKIMI, BİREYLERİN BİLGİYE DAYALI KARARLAR ALARAK SAĞLIKLARINI AKTİF BİÇİMDE YÖNETMELERİNİ SAĞLAYAN BİR ANLAYIŞ OLARAK ELE ALIYORUZ. GIDA TAKVİYESİ VE BESLENME DERNEĞİ VERİLERİNE GÖRE, TÜRKİYE PAZARI 2025 İTİBARIYLA 750 MİLYON DOLARLIK BÜYÜKLÜĞE ULAŞTI. 2013–2025 ARASINDA ÇİFT HANELİ BÜYÜME KAYDEDEN BU SEKTÖR, KİŞİ BAŞINA YILLIK 7,24 DOLARLIK HARCAMA ORANIYLA HÂLÂ CİDDİ BİR GELİŞİM POTANSİYELİNE SAHİP.
Opella dünyada ve Türkiye’de nasıl bir organizasyonla tüketicilerin hangi ihtiyaçlarına cevap vermekte?
Bugün Opella, öz bakım alanında dünyanın en geniş ve en saf üçüncü ürün portföyüne sahip yenilikçi oyunculardan biri konumunda. Misyonumuz, öz bakımı sadeleştirerek insanların sağlıklarını kendi ellerine almalarını sağlamak. Hâlihazırda yarım milyardan fazla tüketiciye ulaşıyor ve bu etki alanını her geçen gün genişletiyoruz. Bu misyonun merkezinde Enterogermina ve Pharmaton gibi dünya genelinde güven duyulan 100’ü aşkın markamız, 11.000 kişilik güçlü ekibimiz, 13 üretim tesisimiz ve 4 bilim ve inovasyon merkezimiz yer alıyor. Ayrıca global olarak sahip olduğumuz B Corp sertifikası, yalnızca insan sağlığına değil, gezegenimizin geleceğine de katkı sunduğumuzu ortaya koyuyor.
Öz bakım kavramı sizce günümüzde neden çok önemli?
Sağlık, yaşamın merkezinde yer alıyor ve onu korumak kadar güçlendirmek de hepimizin ortak hedefi. Bu noktada son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan “öz bakım” kavramı, sağlığı koruma anlayışında yeni bir dönemi başlattı. Pandemiyle birlikte hepimiz gördük ki; iyi olma hali yalnızca tıbbi müdahaleyle değil, bireysel sorumlulukla başlıyor. Öz bakım; dengeli beslenmekten doğru bilgiye ulaşmaya, bağışıklığı güçlendirmekten zihinsel sağlığı korumaya kadar uzanan bütünsel bir yaklaşım. Artık kişisel bir tercih olmanın ötesinde, toplumsal bir bilinç haline geliyor.
Opella’da biz öz bakımı, bireylerin bilgiye dayalı kararlar alarak sağlıklarını aktif biçimde yönetmelerini sağlayan bir anlayış olarak ele alıyoruz. Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği verilerine göre, Türkiye pazarı 2025 itibarıyla 750 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 2013–2025 arasında çift haneli büyüme kaydeden bu sektör, kişi başına yıllık 7,24 dolarlık harcama oranıyla hâlâ ciddi bir gelişim potansiyeline sahip. Dünya genelinde sağlık sistemleri artan maliyet baskısı altında. OECD ülkelerinde sağlık harcamalarının GSYH’ye oranı %9 seviyesinde. Bu da sürdürülebilirliği sağlamak için yeni bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koyuyor. Öz bakım uygulamaları bu açıdan büyük fark yaratıyor: Her yıl 18 milyar saat birey zamanı ve 2,8 milyar saat hekim zamanı tasarruf edilirken, sağlık sistemleri için 175 milyar dolarlık maliyet avantajı ve 72 milyar dolarlık ek ekonomik katkı sağlanıyor. Enterogermina ve Pharmaton gibi markalarımızla biz de Opella olarak bireylerin kendi sağlık yolculuklarını bilinçli biçimde yönetmelerine destek oluyoruz. Türkiye’de de bu iki güçlü marka aracılığıyla öz bakım bilincinin yaygınlaşmasına öncülük ediyoruz.
Sürdürülebilirlik konusundaki yaklaşımınız nedir? Bu konuda ne gibi çalışmalarınız var?
Sürdürülebilir bir gelecek, yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını da kapsayan bütüncül bir bakış açısı gerektiriyor. Opella olarak biliyoruz ki sağlık; insanın, toplumun ve gezegenin iyiliğiyle bir bütündür. Faaliyet gösterdiğimiz tüm topluluklarda sorumlu üretim anlayışını benimseyerek çevre dostu ambalaj çözümleri geliştiriyor ve halk sağlığını güçlendiren eğitim çalışmalarını destekliyoruz. 2025 yılı itibarıyla tüm yeni ürünlerimizde, 2030 yılına kadar ise en çok tercih edilen ürünlerimizde eko-tasarım yaklaşımını benimseyerek sürdürülebilir inovasyonu işimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu vizyon doğrultusunda Opella, Haziran ayı itibarıyla B Lab tarafından belirlenen kapsamlı sosyal ve çevresel standartları karşılayarak B Corp sertifikası almaya hak kazanan ilk global tüketici sağlığı şirketi oldu. Bu önemli başarı, insan ve gezegen için sorumlu öz bakımı hayata geçirme yolculuğumuzda bir dönüm noktası niteliğinde.
Sertifikasyon, dört yıl süren kapsamlı bir dönüşüm sürecinin ardından geldi. Bu süreçte Opella, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde sürdürülebilirlik, inovasyon ve yönetişim yaklaşımlarını yeniden tanımladı. Şirket; iklim eylemi, ürün sürdürülebilirliği, toplum sağlığı ve liderlik seviyesindeki hesap verebilirlik gibi alanlarda güçlü bir performans sergileyerek bu unvanı elde etti.
Ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim ki B Corp sertifikası, yalnızca bir belge değil; insan ve gezegen için değer yaratma konusundaki kararlılığımızın bir göstergesi. Sağlığı bütüncül bir yaklaşımla ele alırken, toplum ve çevre üzerinde kalıcı bir etki yaratmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu başarı, sürdürülebilir bir gelecek için attığımız adımların somut bir yansıması.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK, YALNIZCA ÇEVREYİ DEĞİL, İNSAN SAĞLIĞINI DA KAPSAYAN BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞ AÇISI GEREKTİRİYOR. OPELLA OLARAK BİLİYORUZ Kİ SAĞLIK; İNSANIN, TOPLUMUN VE GEZEGENİN İYİLİĞİYLE BİR BÜTÜNDÜR. FAALİYET GÖSTERDİĞİMİZ TÜM TOPLULUKLARDA SORUMLU ÜRETİM ANLAYIŞINI BENİMSEYEREK ÇEVRE DOSTU AMBALAJ ÇÖZÜMLERİ GELİŞTİRİYOR VE HALK SAĞLIĞINI GÜÇLENDİREN EĞİTİM ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ.
Kuruluşunuzdan bugüne organizasyonel ve finansal gelişmeler neler oldu? 2025 sonunda nasıl bir tablo öngörüyorsunuz, orta ve uzun vadede hedefleriniz neler?
2025, Opella’nın bağımsız bir şirket olarak yeni bir döneme adım attığı, dönüşüm ve büyüme yılı oldu. Şirket kültürümüzün içinde yer alan çeviklik ve hız, mevcut ürünlerimize kesintisiz erişim sağlama ve daha fazla kişiye ulaşma hedefimizi destekliyor. Karmaşıklığı azaltarak, öz bakımı bireyler için daha kolay hale getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye, Afrika ve Orta Doğu’yu da içine alan bölgenin yönetim merkezi konumunda bulunuyor ve bu stratejide kilit bir rol üstleniyor. Genç ve teknolojiye yatkın nüfusu ile Türkiye, inovasyon ve bölgesel liderlik için ideal bir konumda. 2025 yılında portföyümüzü güçlendirmek adına yeni lansmanlara odaklandık. Örneğin, Eylül ayında Türkiye’de pazara sunduğumuz Pharmaton Kiddi ile çocukların büyüme sürecine destek olmayı hedefliyoruz.
Küresel stratejilerimizle uyumlu şekilde, yerel ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde öz bakıma erişimi artırmak, sağlık okuryazarlığını geliştirmek ve dijital sağlık çözümlerini teşvik etmek önceliklerimiz arasında yer alıyor.❤️
Kaynaklar:
1. https://bigpara.hurriyet.com.tr/haberler/ekonomi-haberleri/750-milyon-dolarlik-takviye-pazari_ID1612524/?utm_source=chatgpt.com
2. https://www.selfcarefederation.org/resources/economic-social-value-self-care-full-report?utm_source=chatgpt.com 3. 26.04.2023 tarihinde yayımlanan Gıda ve Takviye Edici Gıdalarda Sağlık Beyanı Kullanımı Kılavuzu Ek-3
UN World Population Prospectus 2017 AESGP Report, “Self-Care in Europe: Economic and Social Impact on Individuals and Society.” 2021 KPMG Report: The Power of Self-Care in Achieving Health-for-All May 2020; Global Self-Care Federation Report “The Global Social and Economic Value of Self-Care” July 2022



Comment here
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.