ECZACILIKİLAÇ ENDÜSTRİSİÖNE ÇIKANLARSÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Bayer Türkiye ve Ankara Üniversitesi’nden Kadın Sağlığı Hamlesi!

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen “İlaç Endüstrisinde Sürdürülebilirlik Paneli”,akademi, sağlık profesyonelleri ve öğrencileri çok boyutlu bir vizyon etrafında buluşturdu. Panel kapsamında yürütülen #NormalDeğil kampanyasıyla; kadınlar arasında aşırı kanama ve şiddetli adet sancısı gibi semptomların normalleştirilmesinin önüne geçilmesi hedeflenirken; uzmanlar, dijital bilgi kirliliğine karşı kadınların www.women.bayer.tr gibi güvenilir platformlar üzerinden doğru bilgiye ve jinekolojik desteğe ulaşmasının hayati önemini vurguladı.

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen “İlaç Endüstrisinde Sürdürülebilirlik Paneli”, akademi, sağlık profesyonelleri ve öğrencileri bir araya getirdi. Panelde; kadın sağlığı, sağlık okuryazarlığı, ilaca erişim ve sürdürülebilir sağlık sistemleri gibi konular farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla ele alındı.

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Asuman Bozkır’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil; toplumsal, akademik ve sağlık sistemlerini kapsayan çok boyutlu bir yaklaşım olduğuna dikkat çekildi. Program kapsamında Bayer Türkiye’den Ruhsatlandırma, Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Seda Demirkol Değirmenci, Kadın Sağlığı Lideri Ecz. Beste Doğar, Pazar Erişim Müdürü Seda Babuşçu, Kıdemli Tıbbi Tanıtım Temsilcisi Muammer Kaya Yurteri; Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Arzu Beşikçi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Üstün, Ecz. Berke Mert Ertürk ve Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Öykü Buket Küçükşahin konuşmacı ve panelist olarak yer aldı.

Etkinlik kapsamında konuşan Bayer Türkiye Ruhsatlandırma, Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Seda Demirkol Değirmenci, sağlık alanında sürdürülebilirliğin yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğine dikkat çekerek, “Sağlıkta sürdürülebilirlik; ilaca erişimden çevresel sorumluluğa, toplumsal faydadan hasta güvenliğine kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyor. Akademi, sağlık profesyonelleri ve özel sektörün ortak akıl etrafında buluşması bu dönüşüm açısından büyük önem taşıyor.” dedi.

Program kapsamında gerçekleştirilen “Kadın Sağlığında Sürdürülebilir Yaklaşımlar: Gelecek İçin Stratejiler” başlıklı panelde ise kadın sağlığında farkındalık, doğru bilgiye erişim, sağlık okuryazarlığı ve multidisipliner yaklaşımın önemi ele alındı. Panelde özellikle aşırı kanama ve şiddetli adet sancıları gibi belirtilerin normalleştirilmemesi gerektiğine dikkat çekilirken, kadınların ihtiyaç duyduklarında doğru bilgiye ve desteğe erişebilmesinin önemi vurgulandı.

Panelin moderasyonunu üstlenen Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Ecz. Beste Doğarise kadın sağlığında toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Kadınların yaşadığı pek çok belirti, uzun yıllardır toplumda ‘normal’ olarak kabul ediliyor ve bu durum kadınların destek alma süreçlerini geciktirebiliyor. Oysa aşırı kanama ya da şiddetli adet sancıları gibi belirtiler kadınların yaşam kalitesini, sosyal hayatını, eğitim ve iş yaşamını doğrudan etkileyebiliyor. Bayer olarak hayata geçirdiğimiz #NormalDeğil kampanyamızla, kadınların bu belirtileri normalleştirmeden doğru bilgiye ulaşabilmelerini ve ihtiyaç duyduklarında destek alabilmelerini desteklemeyi amaçlıyoruz. Kadınları www.women.bayer.tr üzerinden kendi hikayelerini paylaşmaya davet ediyoruz. Kadın sağlığında sürdürülebilir bir gelecek için sağlık okuryazarlığını güçlendiren, akademi ve sağlık profesyonelleriyle iş birliklerini artıran platformların çok değerli olduğuna inanıyoruz.”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Üstün ise kadın sağlığında erken farkındalık ve doğru yönlendirmenin önemine dikkat çekerek, “Kadınların yaşam boyu sağlık temasının önemli bir bölümü birinci basamakta gerçekleşiyor. Ancak ağrı, aşırı kanama ya da farklı jinekolojik belirtiler çoğu zaman normal kabul edilerek ertelenebiliyor. Doğru zamanda yapılan yönlendirme ve multidisipliner yaklaşım, kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Arzu Beşikçi de sağlık profesyonellerinin eğitim süreçlerinde kadın sağlığı ve sağlık okuryazarlığı konularının önem kazandığını belirterek, “Eczacıların kadın sağlığı alanında güncel bilimsel gelişmelerle donatılması ve doğru bilgiyle hareket etmesi toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Öğrencilerin bu alanlarda farkındalığını artıran eğitim içeriklerinin yaygınlaşmasını çok değerli buluyoruz.” dedi.

Ecz. Berke Mert Ertürk ise eczacıların kadın sağlığında önemli bir danışmanlık rolü üstlendiğine dikkat çekerek, “Kadınların sağlıkla ilgili sorularında ilk başvurduğu noktalardan biri çoğu zaman eczaneler oluyor. Bu nedenle doğru yönlendirme, akılcı ürün kullanımı ve güvenilir bilgiye erişim konusunda eczacıların rolü her geçen gün daha da önem kazanıyor.” diye konuştu.

Etkinlik boyunca ayrıca eczacıların kadın sağlığında ilk temas noktalarından biri olduğuna, sağlık profesyonellerinin doğru yönlendirme ve danışmanlık süreçlerindeki kritik rolüne ve dijital bilgi kirliliğiyle mücadelede güvenilir bilgi kaynaklarının önemine dikkat çekildi.

Akademi ve sektör arasında bilgi paylaşımını destekleyen panel, gençlerin kadın sağlığı ve sürdürülebilirlik alanındaki farkındalığını artırmayı hedefleyen önemli bir buluşma platformu sundu.

Comment here