ÖNE ÇIKANLARSAĞLIK

Üro-Onkolojinin Önde Gelen Uzmanları ‘Mona & Philip Sunshine Üro-Onkoloji Sempozyumu’nda Buluştu

Emory Üniversitesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi’nin iş birliğinde düzenlenen “Mona & Philip Sunshine Üro-Onkoloji Sempozyumu”nda, kanser tedavisindeki güncel yaklaşımlar, robotik cerrahi teknolojileri ve uluslararası bilimsel iş birlikleri ele alındı.

Emory Üniversitesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi’nin iş birliğinde düzenlenen “Mona & Philip Sunshine Üro-Onkoloji Sempozyumu”, Koç Üniversitesi Hastanesi ve RMK AIMES Cerrahi Eğitim Merkezi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye’den ve farklı ülkelerden doktorları, akademisyenleri ve alanında uzman isimleri bir araya getiren sempozyumda, kanser tedavisindeki güncel gelişmeler, multidisipliner yaklaşımlar ve cerrahi teknolojiler kapsamlı bir programla değerlendirildi. Bu yıl 4. kez düzenlenen sempozyum, farklı uzmanlık alanlarından profesyonellerin bilimsel deneyimlerini paylaşmalarına ve uluslararası işbirliklerini geliştirmelerine olanak sağlayan bir platform sundu. Programda prostat ve böbrek kanserlerinin yanı sıra meme kanseri ve beyin tümörleri de ele alınırken, tanı ve tedavi süreçlerinde cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji, patoloji ve nükleer tıp disiplinlerinin rolü üzerinde de duruldu. ABD Mayo Clinic Vasküler ve Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Rahmi Öklü’nün de konuşmacı olarak katıldığı programda Öklü, bilgi ve deneyimini katılımcılarla paylaştı.

Prostat ve böbrek kanserinde güncel yaklaşımlar değerlendirildi

Sempozyumun önemli başlıkları arasında prostat kanserinin tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeler yer aldı. Avrupa Üroloji Derneği kılavuzundaki güncellemeler, “multiparametrik Manyetik Rezonans görüntüleme”, “aktif izlem”, “robotik radikal prostatektomi”, “proton tedavisi” ve “yüksek riskli prostat kanserinde cerrahi ve radyoterapi” seçenekleri oturumlarda ele alındı. Ayrıca “kastrasyona dirençli prostat kanserinin moleküler biyolojisi” ve “yeni medikal tedavi stratejileri” de bilimsel programın gündeminde yer aldı. Böbrek kanserine ayrılan oturumlarda ise “renal tümör patolojisindeki güncel gelişmeler”, “görüntüleme yöntemleri”, “sistemik tedaviler” ve “cerrahi” seçenekleri değerlendirildi. “Robotik parsiyel nefrektomi”, “tek port robotik cerrahi” ve “farklı robotik cerrahi sistemleriyle edinilen deneyimler” uzmanların katkılarıyla tartışıldı. Olgu tartışmalarıyla desteklenen program, klinik deneyimlerin paylaşılmasına ve farklı tedavi yaklaşımlarının çok yönlü biçimde değerlendirilmesine zemin hazırladı.

Robotik cerrahi ve yeni teknolojiler programda öne çıktı

Sempozyumda robotik cerrahi teknolojileri ve bu teknolojilerin üro-onkoloji alanındaki uygulamaları da geniş yer buldu. “Intuitive da Vinci” sistemleri ve “Medtronic Hugo RAS” platformuyla gerçekleştirilen kurslarla deneyimler paylaşılırken, “tek port robotik cerrahi” ve “robotik cerrahide fonksiyonel sonuçların iyileştirilmesi” gibi konular ele alındı. Bilimsel programda ayrıca “teranostik uygulamalar için kablosuz tıbbi mikro ve millirobotlar”, “kanser tedavisindeki yeni yaklaşımlar” ve “bütünleştirici onkolojideki gelişmeler” gibi yenilikçi başlıklara yer verildi. Böylece sempozyum, üro-onkolojinin yanı sıra kanser araştırmaları ve sağlık teknolojilerindeki gelişmeleri de farklı perspektiflerden değerlendirme fırsatı sundu.

“Ürolojik kanserlerle ilgili güncel gelişmeler ele alındı, tartışıldı ve bilgi paylaşımında bulunuldu”

Koç Üniversitesi Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı ve RMK AIMES Cerrahi Eğitim Merkezi Direktörü Prof. Dr. A. Erdem Canda, sempozyum ve sempozyumda ele alınan konularla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “İki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin kurulması ve gelişmesinde önemli rol oynayan Prof. Dr. Ömer Küçük’ün katkıları, sempozyumun hayata geçirilmesinde ve bilimsel bilgi paylaşımının güçlenmesinde önemli bir yere sahip. Bu iş birliği, farklı uzmanlık alanlarından akademisyenleri bir araya getirerek ortak bilimsel çalışmaların ve geleceğe yönelik araştırma fırsatlarının geliştirilmesine zemin hazırladı. Bu anlamda kendisine şahsım, hastalarımız ve bilim adına teşekkür ederim. Küçük’ün katkılarıyla; sempozyuma her iki üniversiteden üroloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi ve radyoloji alanlarında görev yapan öğretim üyelerinin yanı sıra, temel bilimler alanında araştırmalar yürüten akademisyenler de katıldı. Sempozyum kapsamında ürolojik kanserlerle ilgili güncel gelişmeler ele alınarak tartışıldı ve bilgi paylaşımında bulunuldu. Aynı zamanda ortak projeler ve bilimsel çalışmalar planlandı. Özellikle bu yılın ana konularını böbrek kanserleri ve prostat kanserleri oluşturdu. Bunun yanı sıra, bu yıl beyin tümörlerine ve kadınlarda görülen meme kanserlerine de zaman ayırdık. Her ne kadar ürolojik kanserler arasında yer almasalar da bu önemli kanser türlerini de sempozyum programımıza dahil ettik” dedi.

Sempozyumlarla eş zamanlı robotik cerrahi kursları da düzenlendi

Prof. Dr. Erdem Canda; “Her yıl düzenlediğimiz bu sempozyumlarda, söz konusu kanserlerin robotik cerrahiyle tedavisine mutlaka özel bir önem veriyoruz, çünkü Koç Üniversitesi Hastanesi bu bölgede en fazla robotik sisteme sahip olan ve en yeni model robotik sistemleri bünyesinde bulunduran tek merkez. Şu anda ameliyathanelerimizde 4, eğitim merkezimizde ise 3 tane olmak üzere, toplam 7 robotik sistemimiz bulunuyor. Bu bölgede bu kadar fazla robotik cerrahi sistemine sahip olan tek merkez burası. Robotik cerrahinin avantajları arasında daha az kanama, daha az komplikasyon, daha yüksek kanserden kurtulma oranı ve daha hızlı iyileşme sayılabilir. Özellikle erkek hastalarda, prostat ve mesane kanseri ameliyatlarının ardından daha az idrar kaçırma ve erkeklik fonksiyonlarının daha iyi korunması da robotik cerrahinin önemli avantajları arasında yer alıyor. Sahip olduğumuz teknolojik altyapıyı eğitim faaliyetleriyle de destekliyoruz. Sempozyumlarla eş zamanlı olarak robotik cerrahi kursları da düzenledik. Hem Emory Üniversitesi’nden gelen meslektaşlarımız hem de University College London’dan katılan arkadaşlarımız, robotik cerrahi konusunda son derece deneyimli ve isimleri dünya çapında bilinen uzmanlar. Bu meslektaşlarımızla birlikte, kurslara kayıt yaptıran hekimlere robotik cerrahi eğitimi verdik. Dolayısıyla bu sempozyumlarla bir yandan söz konusu hastalıkların ve güncel gelişmelerin alanlarında dünya çapında söz sahibi olan meslektaşlarımız tarafından ele alınmasını, tartışılmasını ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmasını sağlıyoruz, diğer yandan da elimizde bulunan robotik sistemlerle uygulamalı kurslar düzenleyerek meslektaşlarımıza eğitim vermeyi hedefliyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Üniversitemizin tıp ve mühendislik fakülteleri arasındaki işbirliklerinin geleceği bizleri umutlandırdı”

Koç Üniversitesi Hastanesi Amerikan Hastanesi, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tarık Esen, sempozyumla ilgili olarak şöyle konuştu: “Bu yıl 4.sünü gerçekleştirdiğimiz sempozyumun en ilginç özelliği, 4 yıldır bu toplantılara büyük bir fedakârlıkla sponsor olan Sunshine ailesinin bireylerinin yaşadığı tümör vakalarının da sempozyumun ana konuları arasında yer alması oldu. Philip Sunshine’ın kaybına neden olan beyin tümörü (glioblastom) ve Mona Sunshine’ın geride bıraktığı meme kanseri öyküsü de sempozyumda ele alındı. Bu talihsiz deneyimlerden doğan bilimsel katkıdan dolayı çok memnun olduğumu söylemek isterim. Böylece çok daha geniş bir katılımcı kitlesine ulaştık. Bunun dışında, prostat kanseri, böbrek tümörleri ve diğer ürolojik kanserler konusunda güncel gelişmeleri de tartıştık. Yine bu senenin güzel sürprizlerinden biri, Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Metin Sitti’nin de aramızda olmasıydı. Kendisi, uzun yıllardır temel araştırma alanlarından biri olan milimetrik robotlar üzerine çalışmalar yürütüyor ve Koç Üniversitesi bünyesinde de bu alanda bir araştırma grubu oluşturdu. Dolayısıyla, biz klinisyenlerin de bu araştırmacılarla işbirliği içerisinde geliştirebileceğimiz ve yararlanabileceğimiz pek çok yeni yöntem bulunuyor. Sayın Metin Sitti’nin ufuk açıcı konuşması, özellikle üniversitemizin tıp ve mühendislik fakülteleri arasındaki işbirliklerinin geleceğine ilişkin bizlere umut verdi.”

Paylaşımlar gelecekteki çalışmalara önemli katkılar sağlayacak

Koç Üniversitesi Hastanesi Üroonkoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yakup Kordan; “Koç Üniversitesi ve Emory Üniversitesi işbirliğiyle düzenlediğimiz toplantının amacı, iki üniversite arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımını artırmak, işbirliklerini güçlendirmek ve gelecek nesil araştırmacıların birbirlerini tanıyarak bu işbirliğini daha da geliştirmelerini sağlamaktı. Burada her iki üniversiteden de alanında yetkin konuşmacılar sunumlarını gerçekleştirdi. Kendi araştırma verilerini, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini paylaştılar. Tüm bu paylaşımların gelecekteki çalışmalarımıza önemli katkılar sağlayacağına inancım tam. Bundan sonra da bu toplantıları daha geniş kitlelere ulaştırmayı, katılımcı sayısını artırmayı ve diğer üniversitelerin de katılımıyla akademik işbirliklerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Comment here