FARKINDALIKİLAÇ ENDÜSTRİSİÖNE ÇIKANLAR

Merck Türkiye, Doğurganlık Hızındaki Düşüşe Karşı Ulusal Farkındalık Hareketi Başlattı

Bilim ve teknoloji devi Merck Türkiye, Haziran Dünya İnfertilite Farkındalık Ayı kapsamında TÜBİD, TFRM ve ÜTCD liderleriyle güçlerini birleştirerek “Umut Bilimle Doğar” platformunu hayata geçirdi.

Dünyanın lider bilim ve teknoloji şirketlerinden olan Merck’in Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, toplantının açılışında yaptığı konuşmasında Şirketin bilim ve teknoloji alanındaki köklü mirasına değinerek şunları söyledi: “Dünya İnfertilite Farkındalık Ayı olarak anılan Haziran ayı bizlere infertilite konusunda bireylerin güvenilir bilgiye erişiminin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Merck olarak bilim ve teknoloji alanındaki köklü birikimimiz ve fertilite alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimimizle hekimlerin, hastaların ve bilimin yanında konumlanmayı önemsiyoruz. Bu yaklaşımı kurum kültürümüzün bir parçası olarak görüyor; çocuk sahibi olmak isteyen çalışanlarımız için fertilite tedavilerine yönelik destekler de sunuyoruz. ‘Umut Bilimle Doğar’ projesiyle de infertilite konusunda farkındalığın artırılmasına ve bireylerin doğru, güvenilir ve bilimsel bilgilere erişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Alanında uzman hekimlerin bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelerle buluşturacak bu projenin bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”

Açılış konuşmasının ardından Hande Berktan moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde infertilitenin tanımı, dünyada ve Türkiye’de doğurganlık oranları ile infertiliteye ilişkin güncel gelişmeler ele alındı.

Doğurganlık hızlarındaki düşüş dikkat çekiyor

Panelde, Türkiye’deki doğurganlık eğilimlerine ve infertiliteye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş tedaviye erişim konusuna dikkat çekti. Prof. Dr. Bülent Tıraş, “TÜİK verilerine göre Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 seviyesine gerilemiş durumda. Bununla birlikte yapılan çalışmalar, infertilite ile karşılaşan önemli bir hasta grubunun tedaviye ulaşmada geciktiğini ya da ulaşamadığını gösteriyor. İnfertilite söz konusu olduğunda erken değerlendirme, doğru merkeze yönlendirme ve uygun tedaviye zamanında erişim büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Dünyada doğurganlık hızındaki değişimi değerlendiren Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ ise, “Dünya genelinde toplam doğurganlık hızında uzun yıllardır devam eden bir düşüş görüyoruz. Birleşmiş Milletler verilerine göre 1950’lerde yaklaşık 5 seviyesinde olan toplam doğurganlık hızı, 2024 yılında 2,25 seviyesine gerilemiş durumda. Bu tablo yalnızca bireysel değil, toplumsal açıdan da önemli sonuçlar doğuruyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite ile karşılaşıyor. Bu nedenle infertilite konusunda farkındalığın artırılması ve bireylerin doğru bilgiye erişimi büyük önem taşıyor.” dedi.

“İnfertilite yalnızca kadınları ilgilendiren bir konu değil”

Panelde infertiliteye ilişkin doğru bilinen yanlışlar, kadın ve erkek kaynaklı faktörler ile kadın yaşının fertilite üzerindeki etkileri de değerlendirildi.

Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği (ÜTCD) Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “İnfertiliteyi yalnızca kadın ya da yalnızca erkek kaynaklı bir durum olarak değerlendirmek doğru değil. Vakaların yaklaşık üçte biri kadın, üçte biri erkek, üçte biri ise her iki tarafı ilgilendiren veya açıklanamayan nedenlerle ilişkili olabiliyor. Bu nedenle sürecin bir çift olarak ele alınması ve değerlendirilmesi gerekiyor. Bununla birlikte günümüzde bireylerin daha ileri yaşlarda çocuk sahibi olmaya başladığını görüyoruz. Kadın yaşı fertilite açısından kritik bir faktör olmaya devam ederken, bu konuda erken dönemde doğru bilgiye sahip olmak ve bilinçli planlama yapmak büyük önem taşıyor.” dedi.

Toplantıda ayrıca erkek infertilitesinde sık karşılaşılan faktörler, sperm sağlığı, yaşam tarzı faktörlerinin etkileri ve bazı genetik hastalıkların önlenmesine yönelik bilimsel yaklaşımlar ele alındı.

“Tedavi sürecinde psikolojik destek de önem taşıyor”

Basın buluşmasında çocuk sahibi olmakta zorlanan çiftlerin izlemesi gereken süreç de değerlendirildi. Değerlendirme ve tanı aşamalarından başlayarak aşılama ve tüp bebek gibi tedavi seçeneklerine ilişkin genel bilgiler paylaşıldı.

Toplantıda ayrıca infertilitenin psikolojik boyutu da değerlendirildi. Tedavi sürecinin çiftler üzerindeki duygusal etkileri, çift iletişimi, hasta yakını desteği ve profesyonel destek ihtiyacı uzmanlar tarafından ele alındı.

Basın buluşmasının sonunda uzmanlar, infertilite konusunda doğru bilgiye erişimin ve zamanında uzman desteğinin önemine dikkat çekti. “Umut Bilimle Doğar” farkındalık projesi kapsamında hayata geçirilen Instagram platformunun, güvenilir ve bilimsel temelli bilgileri daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Comment here