Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Ekibi’nin Çocuk Diyabet Programı, “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı” etkinliğine Türkiye’nin farklı şehirlerinden 459 kişi katıldı.
Koç Üniversitesi Hastanesi’nin çocukluk çağı diyabetinde eğitim, dayanışma ve fırsat eşitliğini odağına alan “Arkadaşım Diyabet” Programı 10. yılında çalışmalarını sürdürüyor. Programın önemli bileşenlerinden biri olan diyabet kamplarında ise çocuklar ve aileleri yalnızca eğitim değil, paylaşım ve dayanışma alanı da buluyor.
16-21 Ağustos 2026 tarihleri arasında Bursa Uludağ’da iki dönem halinde gerçekleştirilen “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı”, Türkiye’nin farklı şehirlerinden 459 kişiyi bir araya getirdi. Kampın ilk dönemine, 74 aile, 77 diyabetli çocuk, 128 ebeveyn, 38 diyabetli olmayan kardeş, ikinci dönemine ise 74 aile, 74 diyabetli çocuk, 113 ebeveyn ve 29 diyabetli olmayan kardeş katıldı. Kampa 87 aile İstanbul dışından katılırken, 30 ailenin ücretsiz katılımı sağlandı. Kampın eğitim ve sosyal programlarında 22 kişilik diyabet ekibi görev aldı.
29 yıllık kamp deneyimi yeni nesillere aktarılıyor
29 yıl önce İznik’te başlayan diyabet kampı, Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Diyabet Programı kapsamında yıllar içinde binlerce Tip 1 diyabetli çocuğun ve ailesinin bir araya geldiği önemli bir dayanışma platformuna dönüştü. COVID-19 nedeniyle 2020 ve 2021 yıllarında “Arkadaşım Diyabet Online Kamp” düzenlenerek eğitimlerin kesintiye uğramaması sağlandı ve binlerce çocuk ve ailesine ulaşan kapsamlı bir eğitim videosu arşivi oluşturuldu.

Sosyal bir öğrenme ve dayanışma süreci
Pandeminin ardından İznik Kampı, “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı” adıyla Uludağ’da devam etti. Her yıl düzenlenen kampa, 150’den fazla Tip 1 diyabetli çocuk olmak üzere, yaklaşık 500 kişi aileleriyle birlikte katılıyor. Program kapsamında her yıl en az 30 Tip 1 diyabetli çocuk ve ailesinin kampa katılımı sağlanıyor. Çocukların sensör ve insülin pompalarını tanıması, bu teknolojileri akranlarında görmesi ve kullanımlarına ilişkin deneyimlerini paylaşması destekleniyor. “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı” çocukların diyabeti kabullenmelerine destek olurken, yalnızlıklarını azaltıp benzer deneyimleri yaşayan akranlarıyla yeni arkadaşlıklar kurmalarına imkân sağlıyor. Kamp sürecinde çocuklar, aileler ve diyabet ekipleri arasında yeni bağlar kurulurken, diyabet eğitimi, çocukların ve ailelerin birlikte deneyimlediği sosyal bir öğrenme ve dayanışma sürecine dönüşüyor.
10 yılda 2.600’den fazla çocuğa kapsamlı klinik bakım
Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Ekibi tarafından 2016 yılında başlatılan “Arkadaşım Diyabet Programı”nda, 10 yılda kamp çalışmalarının yanı sıra “Arkadaşım Diyabet” web sitesi de hayata geçirildi. Çok sayıda kitap yayınlandı. “Okulda Diyabet Programı”, “Arkadaşım Diyabet Karbonhidrat-Bolus Hesaplayıcı” uygulaması başlatıldı. Ülke çapında güncel ve pratik önerilerin yaygınlaştırılması amacıyla Anadolu’nun çeşitli illerinde yüz yüze eğitim ve bilgilendirme toplantıları yapıldı. Program kapsamında 2016 yılından bu yana, 2.600’den fazla Tip 1 diyabetli çocuk ve ailesine kapsamlı klinik bakım hizmeti verildi. Çocukların diyabet teknolojileri ve yeni tedavilere erişimini desteklemek amacıyla kapsamlı eğitim programları gerçekleştirildi.
Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, konunun önemini şu sözlerle vurguladı:
“’Arkadaşım Diyabet Aile Kampı’nın en güçlü yanı, aidiyet ve dayanışma. Aileler kampın bilimsel ve eğitsel yönünü vurgularken, ailelerin yalnızca bilgiyi değil, bilginin kendilerinde yarattığı rahatlamayı ve geleceğe ilişkin umudu anlatmaları da aidiyet ve dayanışmaya çok güzel birer örnek oluyor. Aileler, diyabetin ilk dönemlerinde ‘Kurallar çok katıydı, nasıl yaşanır?’ şeklindeki korkularının zamanla değiştiğini ifade ediliyor. Dolayısıyla kamptaki eğitim ve konuşmaların yalnızca ‘Diyabeti nasıl yönetirsiniz?’ konusunda değil, aynı zamanda ‘Diyabetle güzel ve özgür bir hayat mümkündür’ konusunda da değişim sağladığını söylemek mümkün. Tüm bunlara ek olarak, ailelerin geri bildirimlerinde çocuklardaki değişimin çok belirgin olduğunu görüyoruz. Özellikle bazı aileler çocuklarının kamptan önce diyabetlerini saklama eğiliminde oldukları, kamp sonrasında ise diyabetleriyle daha görünür ve barışık hale geldiklerini anlatıyor. Aile ve çocukların geri bildirimlerinden özetle ‘Arkadaşım Diyabet Aile Kampı’nın temel başarısının ‘umut, güç, moral ve dayanışma’ olduğu, diyabet eğitimini de bir topluluk deneyimine dönüştürdüğü görülüyor.”

Prof. Dr. Gül Yeşiltepe Mutlu “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı”nı; “Kampı bir sıfatla tanımlamaya çalışsam ‘Rengahenk’ (pek çok farklı rengin bir arada ve uyum içinde bulunması) derdim. Rengahenk deyince de ‘Ahenk’… Bu yıl da büyük, küçük her birimizin kendi rengini kattığı ‘ahenk’le yazdığımız bir şiir oldu adeta kampımız,” sözleriyle anlattı.
Koç Üniversitesi Pediatri Asistanları Dr. Elif Işık ve Dr. Büşra Kuşcu da; “Çocuk sağlığı ve hastalıkları asistan hekimleri olarak, manevi yönden bu kadar tatmin edici, bu kadar pozitif bir ortamda bulunmayı bütün meslektaşlarımıza diliyoruz. Zaman zaman zorlayıcı olan bu meslekte, kalbimizi ısıtan ve verdiğimiz emeğin çocuklar için ne kadar değerli olduğunu bire bir gösteren fırsatlar gerçekten çok az,” açıklamasında bulundu.
Dyt. Ceylan Ateş ise şöyle dedi; “Kampların en büyük anlamı, çocuklara ve ailelerine yalnızca diyabetle nasıl yaşayacaklarını öğretmek değil, bilginin korkuyu azalttığı, dayanışmanın yalnızlığı hafiflettiği ve sevginin insanlara yeniden güç verdiği bir ortam yaratmak. Her kamp bittiğinde çocuklar ve bizler evlerimize dönüyoruz ama biliyoruz ki kampın asıl hikâyesi orada bitmiyor, kurulan arkadaşlıklar, öğrenilenler, kazanılan özgüven ve ‘yalnız değilim’ duygusu hayatın içinde devam ediyor. ‘Arkadaşım Diyabet’in en güzel taraflarından biri de tam olarak bu: İnsan buraya bir şeyler vermek için geliyor ama fark etmeden kendisi de çok şey alarak dönüyor”.





Comment here
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.