Fikir Liderleri Dergisi’nin yeni sayısında, Bayer Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu Radyoloji Bölge Lideri & Radyoloji Türkiye ve İran Ülke Müdürü Bahadır Akar konuğumuz oldu ve Bayer’in radyoloji alanında sergilediği vizyonu, öncelikleri, projeleri ve geleceğe yönelik hedefleri hakkındaki sorularımızı cevapladı.
“Doğru tanının başarılı bir tedavinin anahtarı olduğuna inanıyoruz”
Bayer
Radyoloji
Bahadır Akar
Bayer Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu
Radyoloji Bölge Lideri & Radyoloji Türkiye ve İran Ülke Müdürü
BAYER TÜRKİYE OLARAK ÜLKEMİZDE 70 YILDAN UZUN SÜREDİR VARIZ. FAALİYET GÖSTERDİĞİMİZ TÜM ALANLARDA GÜÇLÜ BİR AYAK İZİNE SAHİBİZ VE ÜLKEMİZİN EKONOMİSİNE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONUYLA KATKI SUNUYORUZ.
F. L: Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Bayer’deki yolculuğunuz nasıl şekillendi?
BAHADIR AKAR: Bayer’de Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgelerinden Sorumlu Radyoloji Bölge Lideri olarak görev yapıyorum. Buna ek olarak, Bayer Radyoloji Türkiye ve İran Ülke Müdürlüğü görevini de yürütüyorum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunuyum ve West Virginia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladım. Bayer’deki kariyerime 2005 yılında başladım; ürün müdürlüğü, global ürün müdürlüğü, Türkiye radyoloji ülke müdürlüğü ve Bayer Farma Genel Tedaviler ile Kadın Sağlığı Bölüm Direktörlüğü görevlerinin ardından 2017’de global düzeyde sorumluluklar alarak Bayer Radyoloji Avrupa II. Bölge Direktörü olarak atandım. Yaklaşık 27 yıldır sağlık sektöründeyim; bu süre boyunca hem Türkiye’de hem de globalde, çok kültürlü ve dinamik ekiplerle çalışma fırsatı buldum.
Bayer Türkiye nasıl bir yapılanmaya sahip? Şirketin genel faaliyet alanlarını anlatır mısınız?
Globaldeki 160 yıllık tecrübemizle sağlık ve tarım alanlarında uzmanlaşmış bir yaşam bilimleri şirketiyiz.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık” misyonumuz ışığında “İlaç, Tüketici Sağlığı ve Tarım Ürünleri” iş bölümlerimizle faaliyet gösteriyoruz. Ayrıca, kontrast maddeler ile bu maddelerin güvenli ve etkin şekilde uygulanmasını sağlayan enjeksiyon ve infüzyon sistemlerinde uzmanlaşmış bir “Radyoloji” iş birimimiz bulunuyor. Bayer Türkiye olarak ülkemizde 70 yıldan uzun süredir varız. Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda güçlü bir ayak izine sahibiz ve ülkemizin ekonomisine sürdürülebilirlik vizyonuyla katkı sunuyoruz. Türkiye’de 1.000’e yakın çalışanımız var.
BUGÜN SAĞLIK HİZMETLERİNDE ÜRETİLEN VERİLERİN YAKLAŞIK YÜZDE 90’I TIBBİ GÖRÜNTÜLEMEYE DAYANIYOR VE RADYOLOJİ UZMAN HEKİMLER 10 YIL ÖNCESİNE KIYASLA ON KAT DAHA FAZLA GÖRÜNTÜ DEĞERLENDİRİYOR. BİZ BAYER OLARAK, BU ARTAN VERİ YÜKÜ VE KARMAŞIK KARAR SÜREÇLERİNDE RADYOLOJİ UZMAN HEKİMLERE DESTEK OLMAYI, ONLARIN HASTA BAKIMINDA DAHA HIZLI VE DOĞRU KARARLAR ALMASINA KATKI SUNMAYI HEDEFLİYORUZ. DOĞRU TANININ BAŞARILI TEDAVİNİN ANAHTARI OLDUĞUNA İNANIYORUZ. BU ANLAYIŞLA, RADYOLOJİNİN TÜM ALANLARINDA ENTEGRE ÜRÜN VE HİZMETLERLE BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIM SUNUYORUZ.
Radyoloji alanında Bayer’in global yaklaşımı ve hizmetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Radyoloji alanında 100 yılı aşkın mirasa sahip bir yaşam bilimleri şirketi olarak, hasta bakımını destekleyen yenilikçi ürünler ve yüksek kaliteli hizmetler sunuyoruz. 140’tan fazla ülkedeki global varlığımızla, bilgisayarlı tomografi (BT), röntgen ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) için önde gelen kontrast madde portföyümüzü; bu ürünlerin güvenli ve doğru uygulanmasını sağlayan cihazlar, dijital çözümler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla bir araya getiriyoruz. Tıbbi görüntüleme, modern tıbbın en kritik alanlarından biri. Bugün sağlık hizmetlerinde üretilen verilerin yaklaşık yüzde 90’ı tıbbi görüntülemeye dayanıyor ve radyoloji uzmanı hekimler 10 yıl öncesine kıyasla on kat daha fazla görüntü değerlendiriyor. Biz Bayer olarak, bu artan veri yükü ve karmaşık karar süreçlerinde radyoloji uzmanı hekimlere destek olmayı, onların hasta bakımında daha hızlı ve doğru kararlar almasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Doğru tanının başarılı tedavinin anahtarı olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, radyolojinin tüm alanlarında entegre ürün ve hizmetlerle bütüncül bir yaklaşım sunuyoruz.
Radyolojide dijitalleşme ve yapay zekâ, nasıl bir dönüşüm yaratıyor?
Radyoloji, tıpta teknolojinin en hızlı geliştiği alanlardan biri ve bugün yapay zekâ destekli çözümlerle büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Wilhelm Roentgen’in X-ışınını keşfetmesiyle başlayan bu yolculuk, BT ve MRG gibi ileri görüntüleme teknikleriyle devam etti; 1980’lerde PACS sistemlerinin devreye girmesiyle radyoloji dijital çağa adım attı. Bugün ise yapay zekâ, bu dijitalleşmenin en ileri aşamasını temsil ediyor. Tıbbi görüntüleme artık sağlık verilerinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor ve radyoloji uzmanı hekimlerin analiz etmesi gereken veri miktarı her geçen yıl artıyor. Kronik hastalıkların ve yaşlanan nüfusun artışıyla birlikte görüntüleme talepleri de aynı şekilde hızla çoğalıyor. Bu noktada yapay zekâ, büyük veri setlerini analiz ederek karar süreçlerini kolaylaştırıyor, tanı doğruluğunu destekliyor ve hekimlere zaman kazandırıyor. Biz Bayer olarak, radyolojideki tüm faaliyet alanlarımızda yapay zekâ çözümleri geliştiriyor, bu teknolojileri güvenli, ölçeklenebilir ve uyumlu biçimde sağlık sistemlerine entegre etmek için çalışıyoruz.
Bayer Radyoloji’nin sürdürülebilirlik vizyonu nasıl şekilleniyor?
Bayer olarak hastalarımıza ve gezegenimize duyduğumuz sorumlulukla, tüm iş alanlarımızda sürdürülebilirliği merkeze alıyoruz. Tüm dünyadaki sürdürülebilirlik faaliyetlerimizin merkezinde kapsayıcı büyüme, ekolojik ayak izimizi azaltma ve tüm değer zincirimiz boyunca sorumlu davranma yer alıyor. Tıbbi görüntüleme alanında çevresel etkimizi azaltırken, 2030 yılına kadar iklim nötr, 2050 yılına kadar ise tüm değer zincirimizde “net sıfır” emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz.
Üretimden ambalaja, su yönetiminden atık bertarafına kadar her adımda sorumluluk ilkesiyle hareket ediyor; kontrast madde kalıntılarının geri kazanımını, cihaz geri dönüşüm projeleri ve dijital çözümlerimizle kaynak verimliliğini artırıyoruz. Böylece, hem hastalar hem de gezegen için daha sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi inşa etmeye katkı sağlıyoruz.
BAYER OLARAK HASTALARIMIZA VE GEZEGENİMİZE DUYDUĞUMUZ SORUMLULUKLA, TÜM İŞ ALANLARIMIZDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ MERKEZE ALIYORUZ. TÜM DÜNYADAKİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK FAALİYETLERİMİZİN MERKEZİNDE KAPSAYICI BÜYÜME, EKOLOJİK AYAK İZİMİZİ AZALTMA VE TÜM DEĞER ZİNCİRİMİZ BOYUNCA SORUMLU DAVRANMA YER ALIYOR. TIBBİ GÖRÜNTÜLEME ALANINDA ÇEVRESEL ETKİMİZİ AZALTIRKEN, 2030 YILINA KADAR İKLİM NÖTR, 2050 YILINA KADAR İSE TÜM DEĞER ZİNCİRİMİZDE “NET SIFIR” EMİSYON HEDEFİNE ULAŞMAYI AMAÇLIYORUZ. ÜRETİMDEN AMBALAJA, SU YÖNETİMİNDEN ATIK BERTARAFINA KADAR HER ADIMDA SORUMLULUK İLKESİYLE HAREKET EDİYOR; KONTRAST MADDE KALINTILARININ GERİ KAZANIMINI, CİHAZ GERİ DÖNÜŞÜM PROJELERİ VE DİJİTAL ÇÖZÜMLERİMİZLE KAYNAK VERİMLİLİĞİNİ ARTIRIYORUZ.
Türkiye’de yürüttüğünüz projelerden örnekler verebilir misiniz?
Bayer Türkiye Radyoloji ekibi olarak “Sizin için Buradayız” anlayışıyla hareket ediyor ve güçlü ürün portföyümüzün yanı sıra yüksek hizmet kalitemizle müşteri memnuniyetini sürekli artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda hem Türkiye’de hem de bölgesel ölçekte etki yaratan projeler hayata geçiriyoruz. Örneğin, İstanbul’da konumlanan Bayer Radyoloji Eğitim Merkezimiz, ürünlerimizin ötesinde bilgi paylaşımını ve eğitim faaliyetlerini odağına alarak, Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen mühendis ve uzmanların bir araya geldiği bölgesel bir öğrenme ve gelişim üssü haline geldi. Burada yürütülen teknik servis ve klinik uygulama eğitimleri sayesinde katılımcılar, Bayer’in global bilgi birikiminden yararlanırken kendi deneyimlerini de paylaşma imkânı buluyor. Bu çeşitlilik yalnızca teknik becerilerin gelişmesini değil, aynı zamanda ortak bir Bayer kültürünün ve güçlü bir iş birliği ruhunun oluşmasını da sağlıyor. Böylece Türkiye olarak, bilgi ve deneyimimizi bölge ülkelerine aktarırken radyoloji alanında bilimsel gelişimi destekleyen kalıcı bir değer yaratıyoruz.
Bir diğer önemli inisiyatifimiz ise hastanelerde düzenlediğimiz “Otomatik Enjektör Kullanıcı Eğitimleri”. Bu proje kapsamında tıbbi görüntüleme teknisyenleriyle bir araya gelerek cihazların güvenli ve etkin kullanımına yönelik uygulamalı eğitimler veriyoruz. Eğitimlerde HBYS entegrasyonu, güvenli işlem standartları ve günlük pratikte karşılaşılan durumlara ilişkin örneklerle ilerliyoruz. Böylece hem cihaz kullanımında standardizasyonu destekliyor hem de hastanelerdeki süreçlerin daha verimli ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlıyoruz.
Girişimcilik ve sosyal sorumluluk projelerinizle nasıl bir etki yaratıyorsunuz?
Bayer Türkiye olarak sağlık ve tarım alanlarındaki faaliyetlerimizin yanı sıra, girişimcilik ekosistemine yaptığımız katkılar ve sosyal sorumluluk projelerimizle de etki alanımızı genişletiyoruz. 2018’den bu yana yürüttüğümüz “G4A Girişim Hızlandırma Programı” ile sağlık ve tarım teknolojilerine odaklanan girişimlere hibe, eğitim, mentorluk ve iş birliği desteği sağlıyoruz. Bugüne kadar destek verdiğimiz 47 girişimle ekosisteme yaklaşık 10 milyon TL katkı sunduk. Bilim okuryazarlığını artırmak adına ise 14 yıldır sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz ve bu sayede Türkiye’nin dört bir yanından 80 binden fazla çocuğun ve gencin hayatına dokunduk. 2024’te, Anadolu’nun dört bir yanındaki öğretmenleri desteklemek ve çocukları bilimin keyifli dünyasıyla tanıştırmak amacıyla Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) iş birliğiyle “Köyde Meraklı Sınıflar” projesini başlattık.⭐️




Comment here
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.