KONGREÖNE ÇIKANLARSTKUZMANLIK DERNEKLERİ

13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Antalya’da Düzenlendi

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, 22–26 Nisan 2026 tarihleri arasında Sueno Deluxe Belek Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği uzmanları, basın toplantısında şu noktalara değindi:

Dünyada ve ülkemizde onkoloji alanında gelişmeler baş döndürücü hızla yaşanmakla birlikte kanser hala ciddi bir sağlık sorunu olma özelliğini sürdürmektedir. Bu kapsamda kanserle mücadelemizde hem sağkalım hem de yaşam kalitesi odaklı çalışmalarımızı meslektaşlarımız ve diğer paydaşlarımızla sürdürüyoruz.

Onkoloji alanında ülkemizin en önemli bilimsel buluşmalarından biri olan kongrede; güncel tanı ve tedavi yaklaşımları, klinik uygulamalar ve bilimsel gelişmeler, alanında uzman ulusal ve uluslararası konuşmacıların katılımıyla ele alındı.

Zengin bilimsel içeriği ile dikkat çeken kongre, aynı zamanda karşılıklı bilgi alışverişini güçlendiren önemli bir platform sunuyor. Kongre programı kapsamında konferanslar, paneller ve kurslar ile onkoloji alanındaki güncel konular kapsamlı şekilde tartışılarak; ilaç geri ödeme süreçlerinde yaşanan zorluklar, mediko-legal konular ve uzmanına danış oturumları ile onkoloji alanında önemli başlıklar değerlendirildi.
Yaklaşık 1500 katılımcı ile gerçekleştirilen kongremizde; 3 ana salonda yapılan 60 bilimsel oturumda, 11’i yurtdışından olmak üzere toplam 355 oturum başkanı ve konuşmacı yer aldı. 8 uydu sempozyumu ilgiyle takip edildi.

Uluslararası iş birliklerinin ön plana çıktığı kongremizde, ESMO (European Society for Medical Oncology) ile ortak düzenlenen bilimsel oturum katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Bilimsel katkının en önemli parçalarından biri olan sözel ve poster bildiriler kapsamında, 2 paralel salonda gerçekleştirilen 8 oturumda toplam 91 sözel bildiri sunuldu. Ayrıca 107 poster bildiri katılımcıların ilgisine sunularak bilimsel paylaşımı zenginleştirdi.

Bu kapsamlı organizasyon hem ulusal hem uluslararası düzeyde bilimsel iş birliğini güçlendirerek onkoloji alanında önemli bir platform olma özelliğini bir kez daha kanıtlamıştır.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), Türkiye’de kanser tedavisiyle ilgilenen bilim dalı olan tıbbi onkolojialanındaki uzman hekimleri tek bir çatı altında toplayan, ülkemizin bu alandaki en köklü ve yetkin mesleki kuruluşudur. Türkiye’de onkoloji politikalarının belirlenmesinde, tedavi protokollerinin güncellenmesinde ve kanserle mücadele stratejilerinde Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kuruluşlar (ESMO gibi) ile iş birliği yapan ana mercidir.

‘Hayat İçin Bilimin İzinde’ çalışmayı ilke edinen TTOD; kanserin önlenmesi, erken teşhisi ve kanıta dayalı tedavisi konularında toplum bilincini artırmayı görev edinmiştir. Sadece hekimlere yönelik değil, halka yönelik doğru bilgiyi yaymak, kanserle ilgili hurafelerin önüne geçmek ve tarama programlarını teşvik etmek için aktif rol üstlenmektedir.

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı

İMMÜNOTERAPİ İLE KİŞİYE ÖZEL VE HEDEFE YÖNELİK TEDAVİ MÜMKÜN

Kansere Karşı Yeni Nesil Stratejiler

Kanser tedavisindeki devrim niteliğindeki ilerlemeler, son yıllarda klasik kemoterapi ve radyoterapinin yanına modern ve tamamlayıcı yaklaşımları ekledi. Bu yenilikçi yöntemlerin başında gelen immünoterapi, artık sadece tümör hücrelerine saldırmakla yetinmiyor; vücudun doğal savunma mekanizmasını kanserle savaşması için yeniden programlıyor.

İmmünoterapi Nedir?

İmmünoterapi, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun kanser hücreleriyle daha etkili mücadele etmesini sağlayan bir tedavi modelidir. Bu yöntem sayesinde bağışıklık sistemi “yabancı hücreyi” tanımayı öğrenerek doğrudan onu hedef alır. Sağlıklı dokulara zarar veren kemoterapinin aksine, daha seçici ve bireye özgü bir tedavi imkânı tanır.

Yeni Moleküller ve Klinik Başarılar

Kontrol noktası inhibitörlerinin (checkpoint inhibitors) geliştirilmesiyle, immünoterapi birçok kanser türünde başarıyla uygulanmaya başlandı. Özellikle akciğer, melanom, böbrek ve baş-boyun tümörlerinde elde edilen sonuçlar dikkat çekicidir. Çok merkezli klinik çalışmalar, bu yöntemin diğer kanser türlerinde de etkin olabileceğini gösterirken; genetik analizler her hasta için en doğru rotanın çizilmesine yardımcı olmaktadır.

Kişiselleştirilmiş Tıp Devri

İmmünoterapi, kanserin standart bir hastalık olmadığını; her bireyin genetiğinin ve tümör yapısının farklı olduğunu kanıtlamıştır. Günümüzde tedaviler, hastanın genetik profiline göre planlanmakta, bu sayede tedavi başarısı artarken yan etkiler en alt düzeye indirilmektedir.

Geleceğe Umutla Bakış

Onkoloji dünyası, immünoterapinin yakın gelecekte birçok kanser türünde standart tedavi olacağını öngörüyor. Bu yöntem, kanserin artık kronik bir hastalık gibi yönetilebilmesine olanak tanıma potansiyeline sahiptir.

Kanserle savaşta bir dönüm noktası olan immünoterapi, vücut direncini kansere karşı en güçlü silah olarak konumlandırıyor. Hayalden gerçeğe dönüşen bu tıbbi devrim, her geçen gün daha fazla hastaya yeni bir yaşam kapısı aralıyor.

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı

YAPAY ZEKA KANSERLE MÜCADELEDE YENİ BİR ÇAĞ BAŞLATIYOR!

Kanserle mücadelede teknoloji ve sağlık bilimleri güçlerini birleştiriyor. Yapay Zeka (YZ), onkolojide erken teşhis, kesin tanı ve kişiye özel tedavi planlaması gibi kritik alanlarda çığır açan fırsatlar sunarak yeni bir dönem başlatıyor.

Erken Teşhiste Yüksek Doğruluk Oranı

Kanserde erken saptama hayat kurtarıcıdır. YZ destekli sistemler; MR, BT ve PET taramalarında insan gözünün fark edemeyeceği detayları analiz edebilmektedir. Özellikle meme kanseri taraması, akciğer nodülleri ve beyin tümörlerinin sınıflandırılmasında YZ algoritmaları %90’ı aşan bir isabet oranıyla çalışmaktadır.

Akıllı Rehberlik ve Bireysel Tedavi

Her hastanın bağışıklık yanıtı ve yaşam tarzı kendine özgüdür. Yapay zeka, hastanın devasa boyuttaki tıbbi verilerini işleyerek en uygun ilaç kombinasyonlarını ve dozajları belirleyebilmektedir. Bu sayede gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmekte, yan etkiler azalmakta ve iyileşme süreci hızlanmaktadır.

Onkologlar İçin Güçlü Bir Karar Destek Mekanizması

YZ uygulamaları, güncel bilimsel literatürü ve milyonlarca hasta verisini saniyeler içinde tarayarak onkologların daha güvenli ve isabetli kararlar almasına yardımcı olur. “En doğru tedavi” sorusunun yanıtına artık bilimsel verilerle çok daha hızlı ulaşılmaktadır.

Klinik Araştırmalarda Dijital İvme

Klinik çalışmalarda hasta seçimi ve yan etki öngörüsü gibi süreçler yapay zeka ile hız kazanmaktadır. Bu dijital destek, yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilme süresini kısaltarak hastaların yeniliklere daha çabuk ulaşmasını sağlar.

Dijital Yolculuğun Geleceği

Onkolojide yapay zeka kullanımı artık bir lüks değil, hızla gelişen bir tıbbi standarttır. Hedefimiz, bu sistemleri yaygınlaştırarak kanseri en erken evrede yakalamak ve hastaların yaşam kalitesini maksimum seviyeye çıkarmaktır.

Teknoloji Desteği, İnsan Dokunuşu

Yapay zeka hekimin yerini almak için değil, hekimin başarısını artırmak için tasarlanmıştır. Bu güçlü iş birliği sayesinde kanser hastalarına çok daha etkin ve kişiselleştirilmiş çözümler sunabiliyoruz.

Prof. Dr. Bülent Karabulut
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı

HEDEFE YÖNELİK AŞILARLA GELECEK DAHA GÜÇLÜ

Koruyucu Sınırların Ötesinde: Tedavi Edici Kanser Aşıları

Aşılar artık sadece hastalıklardan korunmak için değil, kanseri tedavi etmek için de kullanılıyor. Özellikle mRNA teknolojisinin onkolojiye entegre edilmesiyle, tümör hücrelerini doğrudan hedef alan yeni nesil aşılar tıp dünyasında büyük bir heyecan yaratmıştır.

Klinik Başarılar ve Yeni Teknolojiler

2024 yılı itibarıyla melanom, pankreas ve prostat kanseri gibi zorlu türlerde geliştirilen mRNA tabanlı aşılar, ileri aşama klinik denemelerde çok olumlu sonuçlar vermiştir. Bu aşılar, hastanın kendi tümör yapısına özgü genetik kodları kullanarak bağışıklık sistemine kanser hücrelerini nasıl yok edeceğini öğretmektedir.

“Akıllı Aşılar” ile Klinik Kanıtlar

Biyoteknoloji devlerinin yürüttüğü çalışmalarda, kişiye özel aşıların melanom hastalarında nüks riskini %44 oranında azalttığı kanıtlanmıştır. Benzer şekilde HPV kaynaklı kanserlerde de aktif hastalığı baskılama konusunda önemli yol kat edilmiştir.

Kemoterapisiz Bir Gelecek Mümkün mü?

Kanser aşıları, bağışıklık sistemini aktive ederek tedavi sürecini daha konforlu hale getirmekte ve yan etkileri azaltmaktadır. Temel hedef, sadece tümörü küçültmek değil, vücuda kansere karşı uzun vadeli bir hafıza ve koruma kazandırmaktır. Bilgi kodlarının savaştığı bu yeni dönemde, aşıların standart tedavi haline gelmesi artık uzak bir hayal değildir.

Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi (Sayman)

SAĞLIKLI YAŞAM TARZI İLE RİSKLERİ YÖNETİN

Kanser Kader Değil, Önlenebilir Bir Sorundur

Bilimsel araştırmalar, kanser vakalarının üçte birinin sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğini göstermektedir. Sağlıklı alışkanlıklar edinmek, bu hastalıkla mücadelenin ilk ve en önemli adımıdır.

Doğru Beslenme ve Bağışıklık Gücü

Dengeli bir beslenme düzeni, kansere karşı en doğal kalkandır.
·       Sebze ve meyve odaklı bir diyet benimseyin.
·       İşlenmiş gıdalardan, şekerli içeceklerden ve trans yağlardan uzak durun.
·       Lifli gıdalara ağırlık vererek Akdeniz tipi beslenmeyi yaşam tarzı haline getirin.

Aktif Yaşamın Koruyucu Etkisi

Haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapmak; meme, kolon ve rahim kanseri riskini belirgin şekilde düşürür. Hareketli bir yaşam, vücudun genel direncini artırır.

Tütün ve Alkolle Vedalaşın

Akciğer kanserlerinin %90’ından sorumlu olan tütün ürünleri ve birçok kanser türüyle ilişkili olan alkol tüketimi, sağlığın en büyük düşmanıdır. Bu alışkanlıkların bırakılması, risk faktörlerini hızla minimize eder.

Güneşin Zararlı Etkilerinden Korunun

Cilt kanseri riskini azaltmak için güneşin en dik olduğu 11:00-16:00 saatleri arasında doğrudan maruziyetten kaçınmak ve koruyucu önlemler almak hayati önem taşır.

Küçük Değişiklikler, Büyük Farklar

Düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programlarına katılım, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birleştiğinde size ve sevdiklerinize uzun bir ömür sunar. Unutmayın, bugün atacağınız küçük bir adım yarın sağlığınız için en büyük kazancınız olacaktır.

Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Comment here