FİKİR LİDERLERİ DERGİSİİLAÇ ENDÜSTRİSİÖNE ÇIKANLAR

Dr. Akın Aksekili ile CEO Penceresinden Centurion

Centurion Genel Müdürü Dr. Akın Aksekili, Fikir Liderleri Dergisi’nin yeni sayısında, “CEO Penceresinden” özel dosyasına konuk oldu.

Centurion Genel Müdürü Dr. Akın Aksekili, Fikir Liderleri Dergisi’nin yeni sayısında, “CEO Penceresinden” özel dosyasına konuk oldu.

 

“İlaç sektöründe kalite bir tercih değil, zorunluluktur. Biz de kaliteyi yalnızca bir uyum gerekliliği olarak değil, kurum kültürümüzün temel taşı olarak görüyoruz.”

CEO Penceresinden
Centurion

Dr. Akın Aksekili
Centurion Genel Müdürü

 


PLAZMA, HASTANE ÜRÜNLERİ, NADİR HASTALIKLAR VE SON DÖNEMDE ODAKLANDIĞIMIZ ONKOLOJİ GİBİ YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ALANLARDA GÜÇLÜ BİR PORTFÖYE SAHİBİZ. ANKARA’DAKİ ÜRETİM TESİSİMİZDE, ÖZELLİKLE STERİL ENJEKTABL ÜRÜNLER ALANINDA ÖNEMLİ BİR KAPASİTE BULUNUYOR. VIAL VE PRE-FILLED SYRINGE GİBİ İLERİ TEKNOLOJİ GEREKTİREN SEGMENTLERDE ÜRETİM GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. STRATEJİK HEDEFİMİZ; PORTFÖYÜMÜZÜ HEM TEDAVİ ALANI ÇEŞİTLİLİĞİ HEM DE KATMA DEĞER AÇISINDAN SÜREKLİ GELİŞTİRMEK VE MÜMKÜN OLAN EN YÜKSEK ORANDA KENDİ ÜRETİM ALTYAPIMIZLA DESTEKLEMEK.

F. L: Kariyer yolculuğunuzu sizden dinlemek isteriz.

DR. AKIN AKSEKİLİ: Yaklaşık 30 yıla yaklaşan kariyerimde, ilaç sektörünün hem global hem de yerel dinamiklerini yakından deneyimleme fırsatım oldu. Tıp eğitimiyle başlayan yolculuğum, zaman içinde üretim dâhil olmak üzere sektörün farklı alanlarında üstlendiğim sorumluluklarla şekillendi. Uzun yıllar global bir organizasyonda, farklı coğrafyalarda görev almak bana yalnızca iş yapış biçimlerini değil, aynı zamanda farklı kültürlerle birlikte değer üretmenin inceliklerini de öğretti. Bu süreçte en çok gurur duyduğum konu ise sürdürülebilir başarıların yanı sıra güçlü ekipler ve liderler yetiştirebilmiş olmak. Benim için kariyer; yalnızca sonuç üretmek değil, aynı zamanda etki alanı yaratmak ve kalıcı değer bırakmak anlamına geliyor.

Centurion Genel Müdürlüğü kararınızı motive eden etkenler nelerdi?

Centurion’a katılma kararım, birkaç güçlü motivasyonun birleşimiyle şekillendi. Bunlardan ilki, Türkiye merkezli ancak global vizyona sahip bir organizasyonda, üretimden ihracata kadar uzanan uçtan uca değer zincirini yönetme fırsatıydı. İkincisi ise büyüme potansiyeli yüksek, çevik ve dönüşüme açık bir yapının parçası olma isteğiydi. Centurion’da beni en çok heyecanlandıran unsur, yalnızca mevcut başarıyı yönetmek değil; aynı zamanda yeni bir başarı hikâyesi yazma fırsatıydı. Bugün geriye dönüp baktığımda, bu kararın hem profesyonel hem de kişisel açıdan oldukça doğru olduğunu görüyorum.

Sizin yönetiminizde Centurion’da neler değişti? Öncelikleriniz neler?

Göreve başladığım günden itibaren en çok odaklandığım konu “Nasıl çalıştığımız” oldu. Çünkü sürdürülebilir başarı, yalnızca stratejiyle değil; kurum kültürü ve iş yapış biçimleriyle şekilleniyor. Bu doğrultuda daha veri odaklı, çevik ve hesap verebilir bir yönetim yaklaşımı benimsedik. Fonksiyonlar arası iş birliğini artırırken, liderlik ekibimizde sahiplenme duygusunu ve sonuç odaklılığı güçlendirdik. Amacımız, işlerin bireylerden ziyade güçlü süreçler tarafından yönetildiği bir yapı oluşturmak. Bugün önceliklerimizi üç ana başlıkta özetleyebiliriz: Operasyonel mükemmeliyet ve kalite, sürdürülebilir büyüme ve ihracat, insan kaynağı ve liderlik gelişimi. Doğru insanlar ve doğru sistemler bir araya geldiğinde başarının kaçınılmaz olduğuna inanıyorum. Ayrıca çalışan memnuniyeti ve kadınların özellikle yönetim kadrolarında daha fazla yer alması, şirket politikalarımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. 


CENTURION’A KATILMA KARARIM, BİRKAÇ GÜÇLÜ MOTİVASYONUN BİRLEŞİMİYLE ŞEKİLLENDİ. BUNLARDAN İLKİ, TÜRKİYE MERKEZLİ ANCAK GLOBAL VİZYONA SAHİP BİR ORGANİZASYONDA, ÜRETİMDEN İHRACATA KADAR UZANAN UÇTAN UCA DEĞER ZİNCİRİNİ YÖNETME FIRSATIYDI. İKİNCİSİ İSE BÜYÜME POTANSİYELİ YÜKSEK, ÇEVİK VE DÖNÜŞÜME AÇIK BİR YAPININ PARÇASI OLMA İSTEĞİYDİ. CENTURION’DA BENİ EN ÇOK HEYECANLANDIRAN UNSUR, YALNIZCA MEVCUT BAŞARIYI YÖNETMEK DEĞİL; AYNI ZAMANDA YENİ BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZMA FIRSATIYDI.


Centurion’un tedavi alanları ve üretim yapısı hakkında bilgi verir misiniz?

Plazma, hastane ürünleri, nadir hastalıklar ve son dönemde odaklandığımız onkoloji gibi yüksek katma değerli alanlarda güçlü bir portföye sahibiz. Ankara’daki üretim tesisimizde, özellikle steril enjektabl ürünler alanında önemli bir kapasite bulunuyor. Vial ve pre-filled syringe gibi ileri teknoloji gerektiren segmentlerde üretim gerçekleştiriyoruz. Stratejik hedefimiz; portföyümüzü hem tedavi alanı çeşitliliği hem de katma değer açısından sürekli geliştirmek ve mümkün olan en yüksek oranda kendi üretim altyapımızla desteklemek.

Üretim, kalite, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge yaklaşımınız nedir?

İlaç sektöründe kalite bir tercih değil, zorunluluktur. Biz de kaliteyi yalnızca bir uyum gerekliliği olarak değil, kurum kültürümüzün temel taşı olarak görüyoruz. Üretim tesisimiz uluslararası standartlara uygun şekilde faaliyet göstermekte olup EU GMP ve Anvisa sertifikalarına sahiptir. Yüksek kapasitemizle hem iç pazara hem de ihracata hizmet veriyoruz. Ayrıca fason üretim alanında da önemli iş birliklerimiz bulunuyor. Sürdürülebilirlik kapsamında; enerji verimliliği, atık yönetimi ve çevresel etkilerin azaltılması gibi alanlarda somut adımlar atıyoruz. Ar-Ge ise bizim için yalnızca yeni ürün geliştirmek değil; mevcut ürünleri daha etkin, güvenli ve erişilebilir hale getirmek anlamına geliyor. İhracat tarafında hedefimiz, Türkiye’yi sadece bir üretim üssü değil, aynı zamanda bir değer üretim merkezi haline getirmek.

Üretimde yerelleşme ve paydaş iş birlikleri hakkında görüşleriniz neler?

Yerelleşme, son yıllarda hem stratejik hem de ekonomik açıdan çok daha kritik bir hale geldi. Ancak burada önemli olan yalnızca üretimi değil; bilgi birikimini, teknolojiyi ve yetkinliği de yerelleştirebilmektir. Kamu otoriteleri, akademi, sektör paydaşları ve uluslararası iş ortaklarıyla güçlü iş birlikleri kurmadan bu hedefe ulaşmak mümkün değil. Biz Centurion olarak bu ekosistemin aktif bir parçası olmayı ve birlikte değer üretmeyi önceliklendiriyoruz.

Teknoloji ve yapay zekânın sektöre etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Teknoloji ve yapay zekâ, ilaç sektöründe önemli bir paradigma değişimi yaratıyor. Ar-Ge süreçlerinden klinik çalışmalara, üretimden tedarik zincirine kadar pek çok alanda verimliliği artıran ve karar kalitesini yükselten çözümler sunuyor. Ancak kritik olan, teknolojiyi doğru problem için doğru şekilde kullanabilmek. Ben yapay zekâyı “Yerine geçen” değil, “Güçlendiren” bir araç olarak görüyorum. Doğru kullanıldığında hem hastalar hem de sağlık sektörü için çok daha iyi sonuçlar üretme potansiyeline sahip.


BUGÜN ÖNCELİKLERİMİZİ ÜÇ ANA BAŞLIKTA ÖZETLEYEBİLİRİZ: OPERASYONEL MÜKEMMELİYET VE KALİTE, SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VE İHRACAT, İNSAN KAYNAĞI VE LİDERLİK GELİŞİMİ. DOĞRU İNSANLAR VE DOĞRU SİSTEMLER BİR ARAYA GELDİĞİNDE BAŞARININ KAÇINILMAZ OLDUĞUNA İNANIYORUM. AYRICA ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE KADINLARIN ÖZELLİKLE YÖNETİM KADROLARINDA DAHA FAZLA YER ALMASI, ŞİRKET POLİTİKALARIMIZIN ÖNEMLİ BİR PARÇASINI OLUŞTURUYOR.


Hasta dernekleri ve bilimsel/sosyal sorumluluk faaliyetlerinin önemi nedir?

Sağlık sektörü yalnızca ürünlerden ibaret değil; aynı zamanda önemli bir sorumluluk alanıdır. Hasta dernekleri, uzmanlık kuruluşları ve sivil toplum ile yapılan iş birlikleri; farkındalık yaratma ve hastaların yaşam kalitesini artırma açısından büyük değer taşır. Bu çalışmaların en önemli katkısı, hastayı merkeze alan yaklaşımı güçlendirmesidir. Centurion olarak biz de bilimsel etik çerçevede ve toplumsal fayda odağında bu iş birliklerini desteklemeye devam ediyoruz.

Orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Orta ve uzun vadede hedefimiz oldukça net: Centurion’u bölgesinde güçlü bir üretim ve ihracat merkezi haline getirirken, yüksek katma değerli ürün portföyüyle global ölçekte rekabet eden bir oyuncu konumuna taşımak. Bunun yanı sıra güçlü bir kurum kültürü ve liderlik yapısıyla sürdürülebilir başarıyı güvence altına almak istiyoruz. Kişisel olarak en büyük hedefim ise geride yalnızca finansal başarılar değil; güçlü bir organizasyon ve yetişmiş liderler bırakabilmek. Gerçek başarının, siz ayrıldıktan sonra da devam eden bir değer yaratabilmek olduğuna inanıyorum.

Fikir Liderleri Dergisi’nin ve platformunun sağlık ekosistemine katkıları hakkında neler düşünüyorsunuz?

Sağlık sektörü, yalnızca bilimsel gelişmelerin değil; aynı zamanda bilgi paylaşımının, deneyim aktarımının ve farklı paydaşlar arasındaki güçlü iletişimin de büyük önem taşıdığı bir alan. Bu açıdan bakıldığında, Fikir Liderleri gibi platformların sağlık ekosistemine çok değerli katkılar sunduğunu düşünüyorum. Sektör profesyonellerini, akademiyi, sağlık yöneticilerini ve iş dünyasını aynı zeminde buluşturarak önemli bir düşünce ve etkileşim alanı oluşturuyor. Özellikle sektörün dönüşüm sürecinde; inovasyon, sürdürülebilirlik, teknoloji, liderlik ve sağlık politikaları gibi kritik konuların gündemde tutulması oldukça kıymetli. Bunun yanında, farklı bakış açılarını bir araya getirerek ortak akıl kültürünü desteklemesi de önemli bir katkı sağlıyor. Bilginin hızla değiştiği günümüzde, yalnızca üretmek değil; doğru bilgiyi paylaşabilmek ve ilham veren fikirleri görünür kılabilmek de büyük değer taşıyor. Fikir Liderleri’nin bu anlamda sektörde önemli bir köprü görevi üstlendiğine inanıyorum.

İş yaşamınızın sosyal hayatınıza kattığı değerler hakkında neler söylemek istersiniz?

İş yaşamım boyunca farklı görevler ve kültürler sayesinde çok değerli ve benzersiz deneyimler kazandım. Bu süreçte birlikte çalıştığım ve hayatlarına dokunduğum iş arkadaşlarımın kariyer gelişimini takip etmek benim için önemli bir motivasyon kaynağı. Aynı zamanda edindiğim birikimleri paylaşma sorumluluğu hissediyorum. Bu nedenle gençlerle ve sektör paydaşlarıyla çeşitli toplantı ve sunumlarda bir araya geliyorum. Anlatmayı ve paylaşmayı seviyorum. Tüm bu deneyimlerin süzülmesiyle, kurumsal hayatı daha ironik ve eğlenceli bir bakış açısıyla ele alan bir kitap hazırlığı içerisindeyim.⭐️


Foto-Röportaj: Ahmet Örs

Comment here