İLKO İlaç Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Cem Öncel, Fikir Liderleri Dergisi’nin yeni sayısında, Wellcare ile “Tüketici Sağlığı” özel dosyasına konuk oldu.
“Bireylerin sağlıklarını daha bilinçli ve proaktif biçimde yönetmeye başlaması; tüketici sağlığı sektörünü, toplumsal sağlık farkındalığı açısından da önemli hale getirdi.”
Tüketici Sağlığı
Wellcare
Mustafa Cem Öncel
İLKO İlaç Yönetim Kurulu Üyesi
İLKO İLAÇ OLARAK ÜRETİMDEN AR-GE’YE TÜM YATIRIMLARIMIZI KÜRESEL REKABETTE GÜÇLÜ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR OYUNCU OLMA HEDEFİYLE ŞEKİLLENDİRİYORUZ. RX, BİYOTEKNOLOJİ, HIGH POTENT NON STERİL ÜRÜNLER İLE TÜKETİCİ SAĞLIĞI ALANLARINDA FAALİYET GÖSTERİYORUZ. KATMA DEĞERLİ VE YENİLİKÇİ ÜRÜNLERE ODAKLANDIĞIMIZ BU SÜREÇTE; BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ GELİŞTİRME FAALİYETLERİMİZİ İLKOGEN, HIGH POTENT NON STERİL ÜRÜNLERİN ÜRETİMİNİ İLKOPOL, TÜKETİCİ SAĞLIĞI ALANINDAKİ ÇALIŞMALARIMIZI İSE WELLCARE MARKAMIZ İLE SÜRDÜRÜYORUZ.
F. L: Sizi tanıyabilir miyiz?
MUSTAFA CEM ÖNCEL: 2014 yılından beri İLKO İlaç çatısı altında 3. kuşak olarak görev almaktayım. Wellcare markasının kuruluşunda ve kuruluş sonrası satış pazarlama, iş geliştirme gibi faaliyetlerinde sürdürdüğüm liderlik görevlerime ek olarak İLKO İlaç Yönetim Kurulu Üyesi olarak da çalışmalarıma devam ediyorum. İLKO İlaç’taki bu sorumluluğumla da; şirketimizin yenilikçi ürünler, güçlü organizasyonel yapı, katma değeri yüksek portföy ve sürdürülebilir büyüme odaklı stratejileri ile uluslararası büyüme vizyonu doğrultusunda yürütülen projelerde ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmaktayız.
İlko İlaç nasıl bir organizasyon yapısıyla hangi tedavi alanlarına odaklanıyor?
Öncelikle belirtmek isterim ki İLKO İlaç olarak 50 yılı aşkın bir birikim ve tecrübeyi temsil ediyoruz. İLKO İlaç olarak; modern tıbbın ihtiyaç duyduğu ileri teknolojilere dayalı çözümler geliştirerek, insanların yaşam kalitesini artıran ve tedavi süreçlerine doğrudan katkı sunan yenilikçi ürünleri sağlık sistemine kazandırmayı önceliğimiz olarak görüyoruz.
İlaç sektörümüzün dışa bağımlığını azaltacak, sağlık sistemimize katkı sağlayacak daha maliyet etkin ürünleri kullanıma sunmak, şirket stratejilerimizin başında geliyor. Bu doğrultuda, üretimden Ar-Ge’ye tüm yatırımlarımızı küresel rekabette güçlü ve sürdürülebilir bir oyuncu olma hedefiyle şekillendiriyoruz. RX, biyoteknoloji, high potent non steril ürünler ile tüketici sağlığı alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Katma değerli ve yenilikçi ürünlere odaklandığımız bu süreçte; biyoteknolojik ilaç geliştirme faaliyetlerimizi İlkogen, high potent non steril ürünlerin üretimini İlkopol, tüketici sağlığı alanındaki çalışmalarımızı ise Wellcare markamız ile sürdürüyoruz.
Tedavi alanlarına baktığımızda ise oldukça geniş bir portföyümüz bulunuyor. Kardiyoloji, merkezi sinir sistemi, gastroenteroloji, enfeksiyon, akut ürünler, onkoloji, nadir hastalıklar ve romatoloji gibi majör alanlarda faaliyet gösteriyoruz. Bunun yanında biyoteknoloji ve tüketici sağlığı tarafında da güçlü bir yapılanmamız var. Özellikle yüksek teknolojiye dayalı ve katma değerli ürünler geliştirme vizyonumuz, bu alanlardaki konumumuzu daha da güçlendiriyor. Amacımız yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; Türkiye’nin sağlık alanındaki üretim ve inovasyon kapasitesine uzun vadeli katkı sunmak.
Üretimde kalite yaklaşımınız, tesis kapasiteniz, sürdürülebilirlik, Ar-Ge ve ihracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
İLKO İlaç olarak; köklü geçmişimizin ışığında uzun vadeli ve farklı kurguladığımız bir perspektifle hareket ediyoruz. Bunun özellikle altını çizmek isterim. Bugün Türkiye’nin ilk 10 yerli ilaç üreticisinden biriyiz. Bizi bulunduğumuz noktaya taşıyan temel unsurları; bilime ve etik değerlere dayalı çalışma kültürümüz, yenilikçi çözümler geliştirme kararlılığımız, her koşulda kaliteyi önceliklendiren üretim süreçlerimiz, hasta odaklı yaklaşımımız ile çalışanlarımızın uzmanlığı ve bağlılığı olarak özetleyebilirim.
Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerimiz hem kapasite hem de nitelik anlamında bizi farklılaştırıyor. Anadolu’da yapılan en büyük ilaç üretim yatırımı olan üretim tesislerimiz, yılda 120 milyon kutu üretim kapasitesiyle yerli üretimin güçlü temsilcisi konumunda. Bunun yanında yüksek teknolojiye dayalı üretim kabiliyetlerimiz ile farklılaşıyoruz. Sadece İLKO İlaç Üretim Tesisleri’nde bulunan özel üretim teknolojileri sayesinde, kritik ürünleri yüksek kalite standartlarında üretme kabiliyetine sahibiz.
Türkiye’de üretimi oldukça sınırlı olan high potent non-steril ürünler için kurduğumuz tesis ile bu alandaki sayılı üreticilerden biri olduk. Bu tesisimizde hem kendi ürünlerimizi üretiyor hem de diğer firmalara CMO desteği veriyoruz.
Ar-Ge, bizim için yalnızca ürün geliştirme süreçlerinin bir parçası değil; şirket stratejimizin temel taşıdır. Bugüne kadar bu alana yaptığımız toplam yatırım 54 milyon avroyu aştı. Ar-Ge kadromuz, çoğu doktora ve yüksek lisans derecelerine sahip uzmanlardan oluşuyor. Bu bilimsel derinlik, inovasyon kabiliyetimizi istikrarlı ve sürdürülebilir kılıyor.
Bugün iki ayrı Ar-Ge merkezimizle; bir yandan ileri teknolojiye dayalı katma değerli küçük moleküllü jenerik ürünlerden gıda takviyelerine kadar geniş bir portföy geliştiriyor; diğer yandan biyoteknolojik ürünler üzerinde çalışıyoruz. Türkiye’nin ilk biyoteknoloji Ar-Ge Merkezi’nin İLKO Argem Biyoteknoloji Merkezi olduğunu da bu vesile ile vurgulamak isterim.
Halihazırda 4 kıtadaki 40’ın üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla, yüksek kalite standartlarında geliştirdiğimiz ürünlerimizi global pazarlara sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde, ihracat hacmimizi artırarak özellikle regüle pazarlarda daha güçlü bir varlık göstermeyi, yenilikçi ürün portföyümüzle global terapötik çözümlere katkı sunmayı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yeni coğrafyalarda kalıcı bir yer edinmeyi amaçlıyoruz. Yanı sıra İLKO İlaç Üretim Tesislerimizin gıda takviyeleri özelinde FDA kaydını tamamlamasıyla sertifikasyon sürecimizi başarıyla sonuçlandırdık. Bu gelişme, ABD ve küresel pazarlarda ihracat faaliyetlerimizin önünü açan stratejik bir adım oldu. Bu yıl itibariyle ihracat alanında çok daha hızlı bir ivme yakalayacağımızı öngörüyorum.
Sürdürülebilirlik bizim açımızdan yalnızca çevresel bir başlık değil; üretimde verimlilik, kalite sürekliliği, insan kaynağına yatırım, enerji ve maliyet yönetimi, tedarik sürekliliği ve uzun vadeli değer üretimi gibi pek çok başlığı kapsayan bütüncül bir yaklaşım. Özellikle son yıllarda üretim verimliliğini artıran, kaliteyi korurken kaynak kullanımını daha etkin hale getiren yatırımlara önem veriyoruz. Çünkü sürdürülebilirliği, şirketlerin dayanıklılığını ve rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz.
TÜKETİCİ SAĞLIĞI ALANINI, SON YILLARDA SAĞLIK EKOSİSTEMİNİN GİDEREK DAHA STRATEJİK HALE GELEN BAŞLIKLARINDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUM. BİREYLERİN SAĞLIKLARINI DAHA BİLİNÇLİ VE PROAKTİF BİÇİMDE YÖNETMEYE BAŞLAMASI; TÜKETİCİ SAĞLIĞI SEKTÖRÜNÜ, TOPLUMSAL SAĞLIK FARKINDALIĞI AÇISINDAN DA ÖNEMLİ HALE GETİRDİ. BİZ DE İLKO İLAÇ OLARAK BU ALANA 10 YIL ÖNCE WELLCARE MARKAMIZLA GİRDİK VE TÜKETİCİ SAĞLIĞINI, ŞİRKETİMİZİN YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİM VE GÜÇLÜ AR-GE BİRİKİMİYLE DESTEKLEDİĞİMİZ UZUN VADELİ BİR YATIRIM ALANI OLARAK KONUMLANDIRDIK.
İlko İlaç’ın tüketici sağlığı markası Wellcare’in çalışmaları ve bu alandaki sağlık ekosistemine katkıları hakkında bilgi verir misiniz?
Tüketici sağlığı alanını, son yıllarda sağlık ekosisteminin giderek daha stratejik hale gelen başlıklarından biri olarak görüyorum. Bireylerin sağlıklarını daha bilinçli ve proaktif biçimde yönetmeye başlaması; tüketici sağlığı sektörünü, toplumsal sağlık farkındalığı açısından da önemli hale getirdi. Biz de İLKO İlaç olarak bu alana 10 yıl önce Wellcare markamızla girdik ve tüketici sağlığını, şirketimizin yüksek teknolojili üretim ve güçlü Ar-Ge birikimiyle desteklediğimiz uzun vadeli bir yatırım alanı olarak konumlandırdık.
Wellcare; vitamin ve mineraller, omega 3, saç, cilt ve tırnak sağlığı, burun sağlığı (Sinomarin), özel takviyeler, sindirim sağlığı, probiyotikler (Provim), bitkisel ekstreler içeren takviye edici gıdalar ve kadın doğum başta olmak üzere farklı kategorilerde tamamlayıcı tedavi ve reçeteli ürünlerden oluşan 60’ın üzerinde formda geniş ürün gamına sahip. Ürünlerimizin en önemli özelliği; bilimsel çalışmalara dayalı sertifikalı hammadeler içeren, etkin dozu doğru belirlenmiş, yenilikçi formülasyonlara sahip olması.
Ancak bizim için burada asıl önemli olan, yalnızca kategori ve ürün çeşitliliği değil; bu ürünlerin bilimsel temele dayanması, ilaç hassasiyetiyle geliştirilmesi ve üretilmesinin yanı sıra sağlık profesyonellerinin güvenle önerebileceği bir yapıda olması. Sağlık ekosistemine katkımızın da tam bu noktada ortaya çıktığını düşünüyorum. Hekim, eczacı ve tüketici arasında daha bilinçli, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir bir yapı kurulmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. Ayrıca tüketici sağlığı alanındaki büyümenin yalnızca ürün sunmakla sınırlı olmadığını biliyoruz. Doğru bilgilendirme, sağlık profesyonelleriyle güçlü iş birlikleri, kullanıcı uyumunu ve deneyimini gözeten ürün geliştirme yaklaşımı, iletişim yatırımları ve yaygın erişim de bu alanın önemli parçaları. Biz Wellcare’i bu bütüncül yapı içinde ele alıyoruz. Bu nedenle tüketici sağlığını, ilaç disipliniyle şekillenen ama yaşam kalitesine doğrudan dokunan özel bir alan olarak görüyoruz.
Sağlık profesyonellerinin ve tüketicilerin Wellcare ürünlerini sıkça tercih ettiğini gözlemliyoruz. Bunun sebepleri nelerdir?
Wellcare olarak daima tüketici sağlığı alanına yeni, yüksek teknoloji ile geliştirilen ve üretilen inovatif ürünler sunma hedefi ve bakış açısıyla çalışıyoruz. İlaçtaki kalite güvence süreçlerini Wellcare ürünlerimizde bire bir uyguluyoruz. Tüketici ihtiyaçlarını dikkate alarak, kullanıcı uyumunu gözeten; tat, koku, kullanım kolaylığı gibi özelliklerin de üzerinde titiz ve uzun çalışmalar yapıyoruz. Wellcare olarak 10 yıldır, bilimin gücüyle koruyucu sağlıkta bütünsel bir yaklaşım ve güven sunuyoruz.
TÜKETİCİ SAĞLIĞI ALANINDAKİ BÜYÜMENİN YALNIZCA ÜRÜN SUNMAKLA SINIRLI OLMADIĞINI BİLİYORUZ. DOĞRU BİLGİLENDİRME, SAĞLIK PROFESYONELLERİYLE GÜÇLÜ İŞ BİRLİKLERİ, KULLANICI UYUMUNU VE DENEYİMİNİ GÖZETEN ÜRÜN GELİŞTİRME YAKLAŞIMI, İLETİŞİM YATIRIMLARI VE YAYGIN ERİŞİM DE BU ALANIN ÖNEMLİ PARÇALARI. BİZ WELLCARE’İ BU BÜTÜNCÜL YAPI İÇİNDE ELE ALIYORUZ. BU NEDENLE TÜKETİCİ SAĞLIĞINI, İLAÇ DİSİPLİNİYLE ŞEKİLLENEN AMA YAŞAM KALİTESİNE DOĞRUDAN DOKUNAN ÖZEL BİR ALAN OLARAK GÖRÜYORUZ.
Wellcare olarak 2025 yılını nasıl geçirdiniz? 2026 yılı hedefleriniz neler?
Tüketici sağlığı pazarı ve koruyucu sağlık ürünleri kullanımı Türkiye’de yapısal olarak büyümekte. Biz bu büyümenin geçici değil, orta ve uzun vadede kalıcı olacağını görüyoruz. Sağlık okuryazarlığı ve bilinçli ürün kullanımının pandemi öncesine göre arttığını gözlemliyoruz. Buna paralel olarak 2025 yılı hem sektör hem de Wellcare açısından büyümenin sürdüğü bir yıl oldu. Artan koruyucu sağlık bilinciyle birlikte tüketici sağlığı kategorisi gelişimini devam ettirdi. Wellcare olarak 2025’te net ciroda %72, kutuda %23 büyüyerek OTC pazarının 15 puan üzerinde performans gösterdik.
2026’yı “Lansman ve ölçek büyütme yılı” olarak kritik önemde görüyoruz. Bu yıla yani 10. yaşımıza “Wellcare ile Yaşamayı Sevicen” temalı 360 derece kurguladığımız yeni iletişim kampanyamızla başladık. TV, radyo, outdoor ve dijital mecraları kullandığımız kampanyamız tüm yıl devam edecek. Türkiye’de tüketici sağlığı alanı hızla büyürken, bu büyümeyle birlikte güven, bilimsel dayanak ve doğru bilgilendirme ihtiyacı da artıyor. Wellcare ile koruyucu sağlığı insanların gündelik yaşam pratikleriyle uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz. “Yaşamayı Sevicen” sloganlı iletişim kampanyamız, tüm Türkiye’yi kapsayan saha gücümüz, artan tüketici bilinirliğimiz, yeni lansmanlarımız ve 60’ın üzerindeki ürünü kapsayan geniş portföyümüzle hedeflediğimiz ciroya ulaşacağımızı öngörüyorum.
Üretimde yerelleşme hakkındaki düşünceleriniz neler; paydaş iş birliği ve ilişkileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Üretimde yerelleşme Türkiye açısından stratejik öneme sahip bir konu. İlaç gibi kritik bir sektörde yerli üretimin güçlenmesi, yalnızca ekonomik açıdan değil; tedarik güvenliği, erişim, istihdam, teknoloji birikimi ve sağlık sisteminin dayanıklılığı açısından da çok önemli. Türkiye’de dünya standartlarında üretim yapabilen firmaların varlığı, bu alanda çok kıymetli bir avantaj sunuyor. Biz de İLKO İlaç olarak uzun yıllardır yerli üretimi, yüksek kalite standartları ve ileri teknoloji ile destekleyerek bu yapının gelişmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz.
Konya’da bulunan üretim tesislerimiz ve Çerkezköy’de bulunan high potent non steril üretim tesisimiz ile yerli üretimin güçlü temsilcisi konumundayız. Sahip olduğumuz ileri üretim teknolojilerimiz, Türkiye’de çok az sayıda olan inovatif üretim tekniklerimiz, yüksek üretiminin kapasitemiz, hızlı aksiyon alabilen donanımlı kadromuz sayesinde kendi ürünlerimizin üretimi yanında global firmalarla olan stratejik ortaklıklarımız da istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Bu iş ortaklıklarımız, ülkemizin ilaç sanayiindeki yerli üretim gücünü uluslararası arenada temsil etmemize olanak sağlıyor.
Bu yüksek teknolojiye sahip tesislerimiz sayesinde hem ulusal hem de uluslararası ilaç firmalarına sunduğumuz CMO hizmetlerimizi genişletiyor, yerli üretimdeki etkin payımızı her geçen gün artırıyoruz. Hedefimiz; katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin üretiminde liderlik rolünü üstlenmek ve Türkiye’nin ilaç endüstrisindeki stratejik konumunu daha da güçlendirmektir. Ancak yerelleşmenin yalnızca üretim hattı kurmakla sınırlı olmadığını düşünüyorum. Bunun için güçlü bir ekosistem gerekiyor. Kamu, özel sektör, üniversiteler, Ar-Ge merkezleri, sağlık profesyonelleri, tedarikçiler ve düzenleyici yapılar arasında sağlıklı bir iş birliği kurulması büyük önem taşıyor. Sürdürülebilir yerelleşme ancak bilgi paylaşımının arttığı, ortak hedeflerin belirlendiği ve uzun vadeli bakış açısının benimsendiği bir yapıyla mümkün olabilir.
Paydaş ilişkilerine de bu gözle bakıyoruz. Bizim için iş birlikleri yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik gelişim alanlarıdır. Uluslararası şirketlerle gerçekleştirdiğimiz üretim iş birliklerinden hekim ve eczacılarla kurduğumuz sahadaki temasa, akademik çevrelerle yapılan çalışmalardan tedarikçi ilişkilerine kadar her halkayı, birlikte değer üretmenin bir parçası olarak görüyoruz. Sağlık gibi çok paydaşlı bir alanda kalıcı başarı ancak güvene dayalı ve uzun soluklu ilişkilerle mümkün oluyor.
TÜRKİYE’DE TÜKETİCİ SAĞLIĞI ALANI HIZLA BÜYÜRKEN, BU BÜYÜMEYLE BİRLİKTE GÜVEN, BİLİMSEL DAYANAK VE DOĞRU BİLGİLENDİRME İHTİYACI DA ARTIYOR. WELLCARE İLE KORUYUCU SAĞLIĞI İNSANLARIN GÜNDELİK YAŞAM PRATİKLERİYLE UYUMLU HALE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ. “YAŞAMAYI SEVİCEN” SLOGANLI İLETİŞİM KAMPANYAMIZ, TÜM TÜRKİYE’Yİ KAPSAYAN SAHA GÜCÜMÜZ, ARTAN TÜKETİCİ BİLİNİRLİĞİMİZ, YENİ LANSMANLARIMIZ VE 60’IN ÜZERİNDEKİ ÜRÜNÜ KAPSAYAN GENİŞ PORTFÖYÜMÜZLE HEDEFLEDİĞİMİZ CİROYA ULAŞACAĞIMIZI ÖNGÖRÜYORUM.
Orta ve uzun dönem hedeflerinizle birlikte; varsa eklemek istedikleriniz?
Orta ve uzun vadede hedefimizi, yalnızca büyüyen bir şirket olmakla sınırlı görmüyoruz. Bizim için asıl mesele; üretim gücü, Ar-Ge kabiliyeti, yüksek kalite standardı, ihracat başarısı ve topluma değer katan yaklaşımıyla kalıcı bir yapı ortaya koyabilmek. İLKO İlaç tarafında ileri teknolojiye dayalı ve yüksek katma değerli ürün geliştirme vizyonumuzu daha da güçlendirmek, üretim altyapımızı stratejik alanlarda geliştirmeye devam etmek ve uluslararası pazarlardaki etkinliğimizi artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.
Tüketici sağlığı tarafında ise Wellcare markamızı yeni ürünlerle, yeni kategorilerle ve yeni pazarlara açılan bir yapıyla büyütmeyi sürdüreceğiz. Burada temel yaklaşımımız, büyümeyi yalnızca sayısal hedeflerle değil; güven, kalite, bilimsel dayanak ve sürdürülebilirlik ekseninde değerlendirmek. Sağlık alanında uzun vadeli başarı ancak bu dört unsur birlikte korunduğunda mümkün oluyor.
Ek olarak şunu da söylemek isterim; sağlık sektöründe faaliyet göstermek, beraberinde çok büyük bir sorumluluk getiriyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde de yalnızca ürün ve üretim tarafında değil; toplumsal fayda, sağlık okuryazarlığı, güvenilir iletişim ve paydaşlarla kurduğumuz uzun soluklu iş birlikleri alanında da değer üretmeyi sürdüreceğiz. Bizim için başarı, yalnızca bugünü güçlü geçirmek değil; geleceğe sağlam, saygın ve güvenilir bir yapı bırakabilmek.
Fikir Liderleri Dergisi ve platformunun sağlık ekosistemine katkıları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Sağlık ekosistemi çok paydaşlı, çok katmanlı ve sürekli dönüşen bir yapı. Böyle bir yapıda yalnızca ürün, hizmet ya da bilimsel gelişmeler değil; bu gelişmelerin doğru biçimde konuşulması, paylaşılması ve görünür kılınması da büyük önem taşıyor. Bu açıdan değerlendirdiğimde, Fikir Liderleri Dergisi ve Fikirliderleri.com, sağlık ekosistemine önemli bir iletişim ve etkileşim alanı sunuyor.
Özellikle sağlık sektöründe farklı paydaşların sesini aynı zeminde buluşturabilmek çok kıymetli. Sektör profesyonelleri, şirketler, sağlık yöneticileri, uzmanlık alanları ve farklı bakış açıları arasında köprü kuran yayınlar hem bilgi paylaşımını destekliyor hem de sektörde ortak aklın gelişmesine katkı sağlıyor. Bu yönüyle bu mecraların yalnızca haber veren değil, aynı zamanda sağlık alanında düşünce üretimini ve diyaloğu besleyen yapılar olduğunu söyleyebilirim.⭐️






Comment here
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.