FARKINDALIKFİKİR LİDERLERİ DERGİSİİLAÇ ENDÜSTRİSİÖNE ÇIKAN HABERLERSOSYAL SORUMLULUK

Zor zamanlarda toplumsal sorumluluğumuzun bilincinde olmamız çok önemli

Sanofi Türkiye Ülke Başkanı ve Sanofi Türkiye, Afrika ve Orta Doğu Temel Ürünler Başkanı Cem Öztürk; “Deprem Gerçeği ve İlaç Endüstrisinin Gösterdiği Refleks, Aldığı Pozisyon” dosya konusu özelinde Şubat depremiyle birlikte Sanofi'nin bu konuda gerçekleştirdiği ve süregelen, planlanan faaliyetlerini ve deprem farkındalığına bakış açısını Fikir Liderleri Dergisi ile paylaştı.
Sanofi Türkiye Ülke Başkanı ve Sanofi Türkiye, Afrika ve Orta Doğu Temel Ürünler Başkanı Cem Öztürk; “Deprem Gerçeği ve İlaç Endüstrisinin Gösterdiği Refleks, Aldığı Pozisyon” dosya konusu özelinde Şubat depremiyle birlikte Sanofi’nin bu konuda gerçekleştirdiği ve süregelen, planlanan faaliyetlerini ve deprem farkındalığına bakış açısını Fikir Liderleri Dergisi ile paylaştı.

Sanofi Türkiye

Cem Öztürk
Sanofi Türkiye Ülke Başkanı ve
Sanofi Türkiye, Afrika ve Orta Doğu Temel Ürünler Başkanı

“Böylesi zor zamanda toplumsal sorumluluğumuzun bilincinde olmanın önemi bir kere daha ortaya çıkıyor.”

Türkiye olarak belki de son yıllarda şahit olduğumuz en sarsıcı felaketi yaşadık. Şubat ayında gerçekleşen deprem ile hepimiz bir yakınını, sevdiğini ya da tanıdığını kaybetti. Sanofi Türkiye çalışanları olarak biz de maalesef çok sevdiğimiz çalışma arkadaşımız Fırat Demir’i ve ailesini kaybettik. Bu deprem Türk halkı için onarılması oldukça güç, derin izler bıraktı.

Aradan 7 aya yakın bir süre geçmesine rağmen deprem felaketinin yaralarını sarmak için çalışmaya devam ediyoruz. Böylesi zor zamanda toplumsal sorumluluğumuzun bilincinde olmanın önemi bir kere daha ortaya çıkıyor. Sürecin en başından beri hem bireyler hem de şirketler adeta bir yardım zinciri oluşturarak depremden etkilenen vatandaşlarımıza gerekli desteği vermek üzere kolları sıvadı.

Benim bir parçası olduğum Sanofi de bu dayanışma ruhu içinde yer aldı, yardımları hemen planlayarak ilk harekete geçen kurumlardan biri oldu. Afetin daha ilk gününden itibaren hızlı bir koordinasyon ve dayanışma içerisindeydik. Sağlık Bakanlığı ve diğer resmi kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde belirlenen en acil sağlık ihtiyaçlarından olan 50.000 doz tetanos ve difteri aşısını afet bölgelerine yönlendirilmek üzere organize ettik. 125 bin doz ilaç desteği ile afet sonrası rehabilitasyon çalışmalarında kullanılmak üzere 2 Milyon Euro’luk acil yardım paketi sunduk. Toplamda 3.7 Milyon Euro desteğimiz ile sektörümüzdeki en yüksek yardım tutarından birine ulaştık. Şirketimizin ve tüm çalışanlarımızın, böylesine zor bir zamanda bu büyük dayanışmanın parçası olması ve çok hızlı aksiyon alması beni gerçekten gururlandırdı.

Sadece deprem bölgelerinde yaşayanlar değil aslında ülkemizde yaşayan herkes yaşadığı büyük yıkım ve kayıpların yanı sıra psikolojik bir travmaya maruz kaldı. İlk olarak, depremin hemen ardından tüm çalışanlarımızı bilgilendirmek için toplantılar düzenledik. Deprem öncesinde, esnasında ve sonrasında neler yapılabileceğine dair afet sonrası psikoloji yönetimi ile ilgili bilinçlenmek adına Sevgili Nasuh Mahruki ve Psikiyatrist Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur’un katılımıyla Deprem Özel Açık Mikrofon Programı’nda online olarak çalışanlarımız ile bir araya geldik. Bu bilgilendirici sohbetin hepimizi deprem konusunda bilinçlendirdiğini ve birlik, beraberlik duygularını paylaşmamıza olanak sağladığını düşünüyorum.

Çalışanlarımızın ve ailelerinin güvenliğini sağlamak, kayıplarını en aza indirmek ve onları rahat ettirmek bizim en önemli önceliğimiz. Depremin ilk anından beri, depremden doğrudan etkilenen çalışma arkadaşlarımızın güvenli bölgelerde barınma ihtiyaçlarını sağlamak için Sanofi ekipleri olarak seferber olduk. Barınma ve acil ihtiyaç sorunlarını ilk aşamada çözmüş olsak da bölge çalışanlarımız ve aileleri bir süre evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Bizler de evlerinden uzak kalan Sanofi’li çocuklar için oyuncak ve eşyalardan oluşan koliler oluşturarak çalışma arkadaşlarımızın ve ailelerinin yanında olmak, desteğimizi hissettirmek istedik. Yaşananları unutmak, unutturmak çok zor, fakat bir nebze olsun çocuklarımızı iyi hissettirebildiysek ne mutlu bize.

Sanofi Türkiye olarak insanı her adımımızın odağında tutuyor, vatandaşlarımız için depremin yıkıcı sonuçlarını azaltabilmek ve en önemli varlığımız çalışanlarımızın güvenliğini ve esenliğini her koşulda sağlayabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

Deprem felaketi sonrası cinsiyet eşitsizliğinin görünmeyen yüzü de bir kez daha karşımıza çıktı. Araştırmalara göre afet durumlarında kadınların ve kız çocuklarının erkeklere oranla ölme riskinin 14 kat daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu da bize kadınların bu gibi durumlarda daha dezavantajlı olduğu gerçeğini ortaya koymakta.
Bu kapsamda; kadınları ve kız çocuklarını afet durumlarında dezavantajlı hale getiren nedir, afet ve kadın dirençliliği konusunda üzerimize düşenler, çalışan gönüllüğü ve bireysel gönüllülük için neler yapabiliriz gibi başlıkları konuştuğumuz bir eğitim düzenledik. Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında eğitmen ve araştırmacı olan Doç. Dr. Sevgi Güven ile gerçekleştirdiğimiz Yerüstündeki Kırılan Faylar, Kadınlar ve Kız Çocukları Eğitimi ile Sanofi’liler arasında bir farkındalık yaratmayı hedefledik. Eğitim programıyla paralel olarak Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’na (KEDV) tüm çalışanlarımız adına bağış yaptık. KEDV aracılığıyla depremden etkilenen 11 ildeki kadınlarla birlikte çalışarak kadın kooperatifleri, misafir evleri ve kadın-çocuk merkezlerine yardımlarımızla ulaştık ve bölgedeki kadınların yaşamlarının yeniden yeşermesine destek olduk. Bu süreçte Sanofi çalışanları olarak da tek yürek olduk ve bir çalışan destek kampanyası başlattık. Kampanya kapsamında Galatasaray Üniversitesi aracılığıyla AFAD’ın yayımladığı deprem bölgesi ihtiyaç listesindeki malzemeleri bölgeye ulaştırmanın yanı sıra AHBAP Derneği’ne de bağışlarımızı ilettik.

Sanofi Türkiye olarak insanı her adımımızın odağında tutuyor, vatandaşlarımız için depremin yıkıcı sonuçlarını azaltabilmek ve en önemli varlığımız olan çalışanlarımızın güvenliğini ve esenliğini her koşulda sağlayabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

Yorum yaz